Tem 25, 2011 - Defter    No Comments

kırık ölüm kalpleri

sankileşmiş eminliğinin iç çamaşırı
hiç dokunulmaz naiflikte teninin
hassas, anlaşılmaz, bekaretten kanlı
denizin tuzunu yutmuş beyazlıkla
anlaşılmaz duygu karmaşası.

bugün hayalinin kırıldığını öğrendim,
çokça koşuştuk, tüm yandaş aşklarla,
birkaç ömür daha yaşa diye.

bugün kalbimin kırıldığını öğrendim,
çok yaşamazmışım da tüm kırık aşklarla,
birkaç hayal daha kur diye.

Buğra Kavukçuoğlu                                                                                       Ortaköy-2011

Tem 25, 2011 - Defter    No Comments

doğal aşk olayları

sesin o depremin içinde
ruhun o enkazın altında
yıllarca mucize nefes alabilmen
narin, dokunulası haykırışların, ulaşılmaz
sallanan umutların çocukluktan geç
tuğla kırmızılığında kimse dokunamaz
temiz ama mor tenine; anlayış gibi
saklanası anı tadında hiç kayıpsız
kurtaran asla gelmesin; ciğere aşk yapışmış.

kalbim o yıldırımın içinde
kırıklığım o akımın altında
ışığımı canımdan çevreme kusmuşum
sana, unutulası kötülüğe, baş edilemez
ölümleşen gençliğim unutmaktan korkak
rezil kırmızılığında sen dahi yıkamaz
kirli ama mavi tenime; elektrik gibi
özlenesi canın tadımda hiç şüphesiz
bulutlar asla gitmesin; su bizime yapışmış.

Buğra Kavukçuoğlu                                                                                                 Ortaköy-2011

Tem 22, 2011 - Defter    No Comments

silüet

kanıtlayamazsa da pasaport damgaları;
çok özlediğim ; 
-özlediğim çok uzak-
dönülemez hayallerle yaşayan şehrin;
aynı meydanlarına çıkan sokaklarındayım.
ciğerlerim havadan sana ulaşır,
kapalı kalsın bütün tütüncüleri,
içmesem de olur yabancı bir dilde.
aldatılmış olsam da, aldatsam da
avuntuyuz yabancı bir-iki tende.
caddelerinde kedisiz-köpeksiz yaşam
damak tadımıza ait susamışlık
musluklardan akan acı kulesiyle.
orada olmadan izledik kenti
renkleri gereksiz; öylece kara.
tek tepesinde bir akordiyon esintisi,
bir şeylerin ilki olmalı bu ses,
midye yemeliydik işte orada,
dinerdi belki midemizdeki sancı.
dönülemez hayallerle yaşayan şehrin;
aynı meydanlarına çıkan sokaklarındayım.
senin adın roze kadarcıktı
tadın öylesine hafif, bir anda çarpan
duvardan duvara, duvardaki silüete.
Buğra Kavukçuoğlu                                                                                         Ortaköy-2011
Sayfalar:«1...1112131415161718