Kas 29, 2019 - Defter    No Comments

aşkın evrimle sonsuz ilişkisi

sen hayatın en çaresiz anında
duvarlar seni yalnız kılamaz
seni düşünürüm ömrümce
fikrim deler geçer her tuğlayı.

ilk günden başlamıştın çözümlemeye
mağaralarda ne kadar kalabalıktık
hızla gelişir insan yalnız kalmayınca
aynı duvarlarda hızla mutlu olur
insanın insan kısmından emekle
seninle barış dolu bir evrende
yaşamayı düşünürüm ömrümce.

ben mutsuzları düşünürüm
gücümü, ufkumu, sevincimi
tutunamayanların hikayesini
bütün yalnız halimi
seni düşünerek gideririm.
bütün yalnız halini
düşünerek ömrümce.

umutla uğraşıp aşkta yol almakta
ileriye doğru her geçen gün
dur durak bilmiyorum
çok anneli çok babalı evlerim
her dalımda binlerce sevgi ödülüm
senin hayalini kuran çocukluğum
kendimi sana hazırlamışlığım
oldu.
ben çok tazeyim ellerine baharda.

ben tek bir rengim
ışığında her renge dönüşen
açıldıkça her tonunda keyif
ve asla kir tutmayan
yağmurunun ardında
başının üstünde yerim var
sen yeter ki göğe bak.

sen odanda direncini tut
ben yanında olacağım
seninle düşünür
seninle yazarım.

bilmeliyiz ki her güzel sıfat
ardından zorunda olduğumuz
doğumdan gelen yüklemler
isimler en sevdiğimiz
her fırsatta konuştuğumuz
ilk fırsatta unuttuğumuz
aşk evrimin işidir
yaşamak ekip işidir.

tanrım cenneti geniş tut
bana umudu kanıtla
ben aşkı düşünürüm
ömrümce, ömrüm boyunca.

Kas 29, 2019 - Defter    No Comments

Saç Aşkını Her Yere

kutsal gözlerin inancından hep güçlü
oysa işte bir anda ufuk kalbinde
düzgün sokaklarıyla bütün başkentler
çoktan yetim olan bütün resimler
bütün senfoniler, klasik kitaplar
hatta heykeller; bütün rönesans
kutsal gözlerinle bir anda kalbinde.

uçurt bakışlarını güneş ipin ucunda
gereksenen herkese ışığı ulaştır
yalan alışkanlığı olan suratlarımıza
doğuştan küskün çocukların aç midelerine
bütün evlere, sıradan geçen zamana
hatta diktatöre; bütün çağımıza
uçurt bakışlarını bir anda kalbinle.

her defa sevdin gördüğün her iyiliği
öylece önüne bakıp da yürürken
uçsuz maviliğe dalmışken çoğu zaman
başından beri rengarenk diye bazen
bütün evren, aynı sokaklar
hatta törenler, bütün karmaşa
her defa gör sevebilmek için.

ve sadece bir defasında
belki bir yarısı daha
vardır diye gözlerinin
ya da inancına güneş getir diye
bir yarım umudu vardır bekleyenin
yosun tutacak ışıkları loşluktan
o böyle aydınlık gözler görmedi
ne olur bak yüzüne.

bir anda ne güzel koktu odalar.

Nis 24, 2016 - Defter    No Comments

iki sınıf arasında doğum

bunca bunca zaman saklanan
senin mi sakladığın benim mi
görmediğim, göremediğim
şimdi her şimdi olan gözlerinde.

gözleri kimlerden korursun
bir bakışı kimden esirgersin
neden esirgersin, esirlikle bunun
şimdi çok alakası var gözlerinle.

onca onlarca insan
biri doymaksız öldürürken
bir yaşamdan bahis konusu
saklamak, korumak palavra
birbirimize esir olma arzusu

çocuk ölümleri hep artacak
esirliğimize savaşçılar doğralım
birbirimize esir olalım, birbirimizi

çocukları koruyacak
çocuklar, sen çocuk ne biliyorsun
yapalım, ya da çocuk olalım durmadan.
durmadan koşalım, durmadan ebe değişsin

aşktan asker mi çıkarmış
biz artık saklanmayalım
kocaman gözlerinde içi siyah
ben ışık görüyorum, yetiyor

kaç esir zindanda bir aşkı büyütmemiş?

Nis 17, 2016 - Defter    No Comments

tohum dahi bırakmadan

bir intihar kendini nasıl bağırır
kriz fırsatlarını mümkün kılan
sevmelerinde hiç çiçek yok, bir tane

denea’larında hepsi harf harf yazılıymış
bilmediğin bir elifba olsaydı anlardım
okuduklarını anlamış olmandan korkuyorum

renea’larında yalnız bir mesaj adressiz
bilmediğin bir alfabe olsaydı anlardım
duyduklarını anlamış olmandan korkuyorum

bir tane çiçek yok
bir tane ekmedim
bir tane ekmediniz
bir tane bırakmadılar bir tane

bir intihar kendini böyle bağırır

Nis 5, 2016 - Defter    No Comments

yakındır

çiçeklere yakın durmaya
bir mevsimdir seç işte
zerre iyiliğe ağlıyorsun
senin sinirlerin bozulmuş
biraz ailecek olacak  sevgi
dönüp sarılıp ağlayacağız
zaman şu an dengimiz değil
durduracağız samanyolunu
var, olana, sadece, beraber
durmaya yakındır çiçek

sıradaki gökyüzü içimden gelsin.

Mar 31, 2016 - Defter    No Comments

duy duy duy diye

ne yana yazsam silinecek
olsun dursun kalemlerim
dursun elim dursun bu duvar
yazacaklarım gitsin bin nala
beni az ileride bıraksın alışayım
alışayım çünkü elim ayağım titriyor
Apaçık yaşama korkusu
şimdi ışığın altında nasıl aşikar
apaçık mucize korkusu
sanki az ileriden biraz ileride
orada tam kaosun ortasında
nasıl zevk alacağım
nasıl gerçek biliyorum
Bir sevişme ve bir çift göz kömürden
sanırım öldük diyeceğim
el ele verdik ve öldük
bir halıdan atladık parkeye
bu kadarcık olabilir mi keşke.
yok değil ölüm korkusu değil inan
Bir sarılma bir çift omuz çelikten
sanırım dostum öldük diyeceğim
sırt sırta verdik ve öldük
bir duvardan atladık bir bahçeye
uzanırken bu kadar güven içinde
bu kadarcık olabilir mi nasıl ağlarız.
yok değil burası çünkü işte burası; burası
o dikenli tel yumağı içimde dolaşan
bak elim ayağım titriyor sonra uyuşuyorum
şimdi karanlığın altında nasıl aşikar
biliyorsun bildikçe kalbin atıyor
gözler dolaştıkça parmaklarında
bekleme odasını seçiyor işaret olanı
seçiyor  bile yana yana bile  duruyorum
bunu tek başıma yapmıyorum
bunu organize halde hep beraber
organize binlerce ev binlerce nala uzaklar dahil
çok güzel yaşarız diye çok hissedersek diye
kaygı bizi terkedecek bir evlattır diye
sonra esas biliyor musun
ne yana yazsak silinecek diye
ben bu yana yazdım bu sefer
korka korka ama sana ses sana ses
sana bir yalnız olmayan alfabesi
gitsin bin nala tepsin beni bir yana diye
bu ölüm korkusu değil artık biliyorsun
el ele sırt sırta yaşamak korkusu
çünkü sanıyorsun inatla aldanıyorsun
kaygısızlık ölümle gelir gelecek
güzel bir yaşamak olacaktı oysa

sana güveniyorum
yaşamak yırtacak ölümü
fışkıran bir gözyaşı kurtuluş için
bir nefesin özgür dolaşımı olacak

az ileriden biraz ileride buluşmak üzere
yaşamak üzere.

Mar 6, 2016 - Defter    No Comments

çatlayan bir

hayal anı olmadan aman
kaygı tamam zaten ölünecek
sonra sütün içindeki kurbağa
bir de güneş ve ihsan eylemeler
hiç mi duymadın çok mu anlattın
bu kapandığın musibet habercisi
yapma etme  bin kere severim

bu beyazlık bizi gölgeleyecek
bu beyazlık bizi bırakmayacak

saatim de tam şimdi bozulmuş
açık açık utansana içime
rezil olmadan ölmeyelim

ar vazgeçmiş damar can atıyor.

Ara 10, 2015 - Defter    No Comments

bu bir ipucudur

ben sosyetemi üstüme giyindim
üstüne giyildim sosyetemin
bir arada ceniniz kaşkol eldiven

her birimizin farklı rüyasıdır apaçık
öyle uzundur bazen kışsız yazsız
çimdikleme girişimleri başarılı-başarısız (ve başarı nedir?)
öyle kısa belki baharlı baharlı (ilk son ne fark eder?)
bir tek içidir bilinebilecek olan dalıştan sıçramaya
doğum mudur uyumak, şimdi önemli değildir:
ki sav sunmuşlar beklemek eziyettir
çürüttüğümdür kavuşmak bitmektir
o kaygısı yaklaşanın başka yalnızlıktan (anlatayım.)
göre göre değil de baka baka da olur
bir arada göç edenlere hele gökyüzünde
(çınarın toprağa sarılışına denk gelmiştim bir de)
beklemek süregelen rüyamızdır sanki böyle
korkmuyor muyum bitmesinden (bilinç kadar çok hem de)
geri mi ileri mi sayım hangi mekanda hiçbir fikrim yok
sosyetemin de yok ama işte birbirimize, birbirimizin
cenin, kaşkol, eldiven ve mevsimlerin tamamı
içimizdekini üşütmediğimizdir (rüyalarımız burada atar.)
bekliyoruz işte göçler, sarılmalar (ısı daha fazla ısı.)
doğum ışık mıdır soru bile değildir, şimdi önemlidir:
ki sevgi beklemenin en rüyambaçlı yoludur
kanıtladığımdır sarılmak devam etmektir.

göbekten beslendiğim günden bugüne aynı kalan kalbimle
tanrı kurumuna dilekçemdir:
bu bir şiir sayılmayabilinir.

farz ederim.

Eki 19, 2015 - Defter    No Comments

bir anneanne kızılcık

öyle bir masalmış ki bu kızılcık
haberimiz yokmuş gibi dinleriz
oysa biz kaç kere:

bir abi kardeş küçük olanı şişman suskun
büyük olanı herkesi ikna etmiş kendi sakin
ister misin ki o şişman hep aşağılansın
üstelik kimse bilmiyor ilk günden beri
bir de babaları yok abi büyütmüş maalesef
onay gören saklı bir zorbalık ama bu önemsiz
kızılcık acına kaç kere çaresizlik ekledin

bir anane kıyıya vurmuş kendini
kıyıdan denize isim çağırıyor inatla
ister misin ki o isim geçen sene boğulsun
üstelik o günden beri hergün çağırıyor
bir de üstüne anane geç kalmış o gün
anneden annesine emanet ama bu önemsiz
kızılcık acına kaç kere suçluluk ekledin

bir ihtiyar kendi halinde boğuluyor her gün
nefesi biterken kadın havlusuyla tepesinde
ister misin ki o kadın gencecik yoğrulsun
üstelik ruhunun yanı sıra eti çürüyor
bir de gören duyan bilmeyen sırf yargı
karşılıklı köleliğin aşkı ama bu önemsiz
kızılcık acına kaç kere zorundalık ekledin

bir çocuk evden kaçıyor sadece bir gece
yüzü çok güzel dualarla korunmuş sima
ister misin ki o dua bir himaye olsun
üstelik karla kaplı pis yüzü şehrin
bir de üstüne üstlük evde bir ihtiyar
gencecik kadının ilgisinde ama bu önemsiz
kızılcık acına kaç kere suskunluk ekledin

bir abi unutuyor
giriyor koluna ananenin
bir anane hatırlıyor
seviyor kardeşi göbeğinden
bir kardeş konuşuyor
anlaşıyor ihtiyarla derinden
bir ihtiyar gençleşiyor
gülümsüyor genç kadına
bir genç kadın sokağa çıkıyor
kurtarıyor çocuğu
elden ele dolaşan yürek
hepimizi güneşe çıkartıyor

güneş daha ne anlatabilir saçlarına
haberimiz yokmuş gibi dinleriz
kızılcık acına kaç kere umut ekledin

Tem 6, 2015 - Defter    No Comments

kör ama tilki

kör ama tilki etini çalmayı planlıyor
baştan sona hakkıdır devam et alsın
yarı çıplaklığa yabancılaşmış halin
bu ne bölücü düşünce aman tanrım
ama can parçalanmadan yutulursa
sıkışır pas tutar yosunlanır ve iltihap
senin  gören ve saf niyetlerin yalandır
söylemesi nasıl da engellenemez anlamın
bu halının kenarları asfalttan daha sert
şu adamın dilendiği neyi satmadığıdır
o çocuğun aklımızdan zoru vardır
kadının neden sustuğudur kusarken
çünkü anlamın cinsiyeti ve yaşı yoktur
dolanmış gerçekle nefes gibi bir ilişki
tek şeydir ağırlığından fazla gövdende
yarı kalabalık sokakta idare ederken
o çimlerde bile gelen karmaşık kaygı
kuş olsa uçamaz balık boğulur fay donar
gerçek kelimelikten çıkar ritme saplanır
zerrecik kalmaz senden çıplaklık dert olur
senin gören ve saf niyetin yoklaşır
kör ama tilki sana özgürlük anlatıyor
devam et alsın baştan sona hakkındır

Sayfalar:1234567...18»