May 8, 2013 - Defter    No Comments

şahıstan yola çıkmalar

ben bir saç tokasıyım
bileğinde yeter sebep bulan
nefes alabilse keşke insanlar.

sen ikiden geriye kalansın
yüzünde kanamaktan bir renk
kurtarabilse keşke vedalar.

o bir duanın başlangıcı
dileğinde hep mutsuzluk var
yaşatabilse keşke eşyalar.

biz iki süvarinin atıyız
kumlarda bitmeyenlik var
vazgeçseler keşke yolculuktan.

siz bir saç telisiniz
dağınık yaşamaktan hoşnut
dökülmese keşke düzensizlik

onlar
onlar pezevengin evladı
doğmasa keşke nefes alamayanlar.

May 7, 2013 - Defter    No Comments

bir ayrılık şiiri seç, sessizce oku benim için

kim kimsenin değil ama
rüyanda bunu bilemezsin
çapakların nemi bundandır

kalpaltından geçenler; inkarı
olası olmayan acının özütüdür
gün gibi ortada
gece gibi sinsi
ses titrer, ışık da, zaman da
acınası değil kaçınılmaz
ısı gider gölgesi kalır ve
soğuktur

hiçbir şey unutulmaz
yerini yarına bırakır belki
yoksa zaten birikemezdik
şimdi göğü delen yaşamlarla
yani dünyalar güzelim
hızla geçinelim günlerle
tanışıklığımızın öncesinden de
daha iyi ve sağlıklı olacağız

kimse kimin değil yine de
birbirinin kalır herkes biraz
ölümsüzlüğün adı bundandır.

pişmanlık içini yanlış
duymaktandır
her ayrılık geçtir
bugünden bakınca.

May 6, 2013 - Defter    No Comments

bu gün de dönmeyelim hiçbir eve

birkaç sayfa sürdü farketmesi

nefsin üstünde durmak manasızdı
yaşatabilmek sarhoşluğunu güzelce
alıp verdiğin önemsiz -bilerek
hayaline hayalime bakmadan
zaman sürerken düşükurmak
gerçek parçası olarak arzunun
içeriği yansıtılan değil- anlayarak

birkaç emek sürdü sisi bölmesi

sen kendini sevmiyorsun
biz sana hergün aşık oluyoruz
oysa diken tarlalarında kanamayan
terlemeyen yerimiz kalmayana dek
umutlaşmıştık toprakta göğün tadı
acı gerekli ve önemsiz – deneyimleyerek
bu ağaç dar çabuk ormana gidelim
birkaç adam sürdü gelivermesi
birkaç kadın sürdü doğabilmesi
bir caninin kulları olmaktansa
itaati yok edelim sözlüklerden
huzur göğsünde mırlasın yeter
çok azdan çok fazla mutlu olursun
kendiliğinden güneş gibi – ısıtarak
sancıya göz yum bebek seni
mucizelerle donatacak.
yaşamak turuncu
bayağı
bildiğin
turuncu
bugün de dönmeyelim hiçbir eve.
Nis 26, 2013 - Defter    No Comments

küresel dua

ardın sağımda oturuyor
berin soluma yerleşmiş
esselamülerle bakınıyorum
aşkımın esenliği ve bereketi üstüne olsun.

öncen önümde yol kesiyor
sonran arkamdan bıçaklamış
karlarla bakınıyorum
kutupların geleceğinden güneş seni korusun.

Buğra Kavukçuoğlu

Nis 20, 2013 - Defter    No Comments

serpilme karanlığa

bembeyaz duruyordu masada
şeffaflığı bozulmuş olduğundan
suya da bozulmuş olan.

öfkeli rakının karşısında
gücünü kaybetmiş olduğundan
doğasını da kaybetmiş olan.

kadehe bakıp sökerken
bir bulantı geldi
hiç okumamıştı.

ben hala eski benim
ben yalnız kaldım
düşlerindeyken beyaza dalmış
ayrımsamadı
her geçen günün
bir hayat olduğunu.

bembeyaz duruyordu masada
ama şimdi daha yarımdı
hep daha yarım kalan.

öfkeli kadının karşısında
yalan söylemeye başladı
ben ilacınım diyen.

tacını çaldırmış kraliçeye
siyah niyetlerle bakarken
hep aynıydı.

kaybedeni geçmişte yaşatırım
ben yalnız kalmayayım diye
sabahlarında yoksa canını sıkmış
ayrımsadı
her geçen günün
dudaklarında yaşamını bulduğuna.

geçmiş seni kandırdı
sen karanlığa umut verdin
hem de ellisinde bir kadın
hem de kalabalığı reddeden
oysa yalnızlıktan korkan.

bembeyaz duruyordu masada
istifini bozmadı
sessiz sessiz dinledi
öldürürken düşeni gizlice.

bağırarak sarsıyordu masayı
istif oldu sardelye mezesinde
bağıra bağıra sustu
öldürürken kendini apaçık.

maalesef hepimizin içinde.

Buğra Kavukçuoğlu

Nis 17, 2013 - Defter    No Comments

aşkın evrimle sonsuz ilişkisi

sen hayatın en çaresiz anında
duvarlar seni yalnız kılamaz
seni düşünürüm ömrümce
fikrim deler geçer her tuğlayı.

ilk günden başlamıştın çözümlemeye
mağaralarda ne kadar kalabalıktık
hızla gelişir insan yalnız kalmayınca
aynı duvarlarda hızla mutlu olur
insanın insan kısmından emekle
seninle barış dolu bir evrende
yaşamayı düşünürüm ömrümce.

ben mutsuzları düşünürüm
gücümü, ufkumu, sevincimi
tutunamayanların hikayesini
bütün yalnız halimi
seni düşünerek gideririm.
bütün yalnız halini
düşünerek ömrümce.

umutla uğraşıp aşkta yol almakta
ileriye doğru her geçen gün
dur durak bilmiyorum
çok anneli çok babalı evlerim
her dalımda binlerce sevgi ödülüm
senin hayalini kuran çocukluğum
kendimi sana hazırlamışlığım
oldu.
ben çok tazeyim ellerine baharda.

ben tek bir rengim
ışığında her renge dönüşen
açıldıkça her tonunda keyif
ve asla kir tutmayan
yağmurunun ardında
başının üstünde yerim var
sen yeter ki göğe bak.

sen odanda direncini tut
ben yanında olacağım
seninle düşünür
seninle yazarım.

bilmeliyiz ki her güzel sıfat
ardından zorunda olduğumuz
doğumdan gelen yüklemler
isimler en sevdiğimiz
her fırsatta konuştuğumuz
ilk fırsatta unuttuğumuz
aşk evrimin işidir
yaşamak ekip işidir.

tanrım cenneti geniş tut
bana umudu kanıtla
ben aşkı düşünürüm
ömrümce, ömrüm boyunca.

Buğra Kavukçuoğlu

Şub 11, 2013 - Defter    No Comments

o mağara

ışığıma bir neden mağara
kar yağması önemli değil
ama sarkıtları şart kapısında
her geçişte tedirginlik yapımda
korkmak yaşamaktandır ve çok dahası.

ışığıma bir neden mağara
şelale olması önemli değil
ama su sesleri şart yakınlarında
her dönemeçte susamak yapımda
doymak umuttandır ve çok dahası.

ışığıma bir neden mağara
polis olmaması çok önemli
ama kurt sesleri şart yakınlarında
her uyuduğumda uyanmak yapımda
çağrılmak isyandandır ve çok dahası.

ışığıma bir neden mağara
mağaranın ucu bucağı yoktur
beyazı çok, eti duygudandır
ne bir açlık deler ne bir cop
umut da yok olmaz isyan da.

ışığa bir neden mağara
aşkın olması şart
çünkü ben de gideceğim
güneş hep kalmalı ve çok dahası.

mağaramda.

Buğra Kavukçuoğlu

Şub 11, 2013 - Defter    No Comments

aşkın ardından dosta tavsiyeler

bana söyleme
basite kaçan cümleyi, mantığa ait olanı
yaşadığımı unutamıyorum ben
biliyorum deme bana bilsen de
şüphem yok aynı acılara tanıklığından

bana bahsetme
deme aşkı hiçe sayarak boşver lafını
çaydan sıcak olanı unutamıyorum ben
anlamıyorum deme aşktan anlamasan da
şüphem yok aynı yolu tadacağından

güneşin doğuşuyla batışını düzenle bana.
tek gereksinimim zaman. yalvarırım.
arkadaşım.

Buğra Kavukçuoğlu

Şub 11, 2013 - Defter    No Comments

beyitli öykü

dans edilen o yer nasıl sarhoş
bacaklarımı bedenimi dolaşıyor

orada ben bir o kadar aptalım
herkes anlamsızlıklarımda sürtüyor

gözlerime ısrarla asılıyor bir ışık
bakışlarım aydınlığa tav oluyor

yüzün senden habersiz sesleniyor
dönüyorum sana, dönüyorum sana.

aşkla dünya da tersine dönebiliyor
gülebiliyoruz hatta kalabalıkta.
da.

Buğra Kavukçuoğlu

Şub 10, 2013 - Defter    No Comments

saç aşkını her yere

kutsal gözlerin inancından hep güçlü
oysa işte bir anda ufuk kalbinde
düzgün sokaklarıyla bütün başkentler
çoktan yetim olan bütün resimler
bütün senfoniler, klasik kitaplar
hatta heykeller; bütün rönesans
kutsal gözlerinle bir anda kalbinde.

uçurt bakışlarını güneş ipin ucunda
gereksenen herkese ışığı ulaştır
yalan alışkanlığı olan suratlarımıza
doğuştan küskün çocukların aç midelerine
bütün evlere, sıradan geçen zamana
hatta diktatöre; bütün çağımıza
uçurt bakışlarını bir anda kalbinle.

her defa sevdin gördüğün her iyiliği
öylece önüne bakıp da yürürken
uçsuz maviliğe dalmışken çoğu zaman
başından beri rengarenk diye bazen
bütün evren, aynı sokaklar
hatta törenler, bütün karmaşa
her defa gör sevebilmek için.

ve sadece bir defasında
belki bir yarısı daha
vardır diye gözlerinin
ya da inancına güneş getir diye
bir yarım umudu vardır bekleyenin
yosun tutacak ışıkları loşluktan
o böyle aydınlık gözler görmedi
ne olur bak yüzüne.

bir anda ne güzel koktu odalar.

Buğra Kavukçuoğlu