Nis 26, 2013 - Defter    No Comments

küresel dua

ardın sağımda oturuyor
berin soluma yerleşmiş
esselamülerle bakınıyorum
aşkımın esenliği ve bereketi üstüne olsun.

öncen önümde yol kesiyor
sonran arkamdan bıçaklamış
karlarla bakınıyorum
kutupların geleceğinden güneş seni korusun.

Buğra Kavukçuoğlu

Nis 20, 2013 - Defter    No Comments

serpilme karanlığa

bembeyaz duruyordu masada
şeffaflığı bozulmuş olduğundan
suya da bozulmuş olan.

öfkeli rakının karşısında
gücünü kaybetmiş olduğundan
doğasını da kaybetmiş olan.

kadehe bakıp sökerken
bir bulantı geldi
hiç okumamıştı.

ben hala eski benim
ben yalnız kaldım
düşlerindeyken beyaza dalmış
ayrımsamadı
her geçen günün
bir hayat olduğunu.

bembeyaz duruyordu masada
ama şimdi daha yarımdı
hep daha yarım kalan.

öfkeli kadının karşısında
yalan söylemeye başladı
ben ilacınım diyen.

tacını çaldırmış kraliçeye
siyah niyetlerle bakarken
hep aynıydı.

kaybedeni geçmişte yaşatırım
ben yalnız kalmayayım diye
sabahlarında yoksa canını sıkmış
ayrımsadı
her geçen günün
dudaklarında yaşamını bulduğuna.

geçmiş seni kandırdı
sen karanlığa umut verdin
hem de ellisinde bir kadın
hem de kalabalığı reddeden
oysa yalnızlıktan korkan.

bembeyaz duruyordu masada
istifini bozmadı
sessiz sessiz dinledi
öldürürken düşeni gizlice.

bağırarak sarsıyordu masayı
istif oldu sardelye mezesinde
bağıra bağıra sustu
öldürürken kendini apaçık.

maalesef hepimizin içinde.

Buğra Kavukçuoğlu

Nis 17, 2013 - Defter    No Comments

aşkın evrimle sonsuz ilişkisi

sen hayatın en çaresiz anında
duvarlar seni yalnız kılamaz
seni düşünürüm ömrümce
fikrim deler geçer her tuğlayı.

ilk günden başlamıştın çözümlemeye
mağaralarda ne kadar kalabalıktık
hızla gelişir insan yalnız kalmayınca
aynı duvarlarda hızla mutlu olur
insanın insan kısmından emekle
seninle barış dolu bir evrende
yaşamayı düşünürüm ömrümce.

ben mutsuzları düşünürüm
gücümü, ufkumu, sevincimi
tutunamayanların hikayesini
bütün yalnız halimi
seni düşünerek gideririm.
bütün yalnız halini
düşünerek ömrümce.

umutla uğraşıp aşkta yol almakta
ileriye doğru her geçen gün
dur durak bilmiyorum
çok anneli çok babalı evlerim
her dalımda binlerce sevgi ödülüm
senin hayalini kuran çocukluğum
kendimi sana hazırlamışlığım
oldu.
ben çok tazeyim ellerine baharda.

ben tek bir rengim
ışığında her renge dönüşen
açıldıkça her tonunda keyif
ve asla kir tutmayan
yağmurunun ardında
başının üstünde yerim var
sen yeter ki göğe bak.

sen odanda direncini tut
ben yanında olacağım
seninle düşünür
seninle yazarım.

bilmeliyiz ki her güzel sıfat
ardından zorunda olduğumuz
doğumdan gelen yüklemler
isimler en sevdiğimiz
her fırsatta konuştuğumuz
ilk fırsatta unuttuğumuz
aşk evrimin işidir
yaşamak ekip işidir.

tanrım cenneti geniş tut
bana umudu kanıtla
ben aşkı düşünürüm
ömrümce, ömrüm boyunca.

Buğra Kavukçuoğlu

Şub 11, 2013 - Defter    No Comments

o mağara

ışığıma bir neden mağara
kar yağması önemli değil
ama sarkıtları şart kapısında
her geçişte tedirginlik yapımda
korkmak yaşamaktandır ve çok dahası.

ışığıma bir neden mağara
şelale olması önemli değil
ama su sesleri şart yakınlarında
her dönemeçte susamak yapımda
doymak umuttandır ve çok dahası.

ışığıma bir neden mağara
polis olmaması çok önemli
ama kurt sesleri şart yakınlarında
her uyuduğumda uyanmak yapımda
çağrılmak isyandandır ve çok dahası.

ışığıma bir neden mağara
mağaranın ucu bucağı yoktur
beyazı çok, eti duygudandır
ne bir açlık deler ne bir cop
umut da yok olmaz isyan da.

ışığa bir neden mağara
aşkın olması şart
çünkü ben de gideceğim
güneş hep kalmalı ve çok dahası.

mağaramda.

Buğra Kavukçuoğlu

Şub 11, 2013 - Defter    No Comments

aşkın ardından dosta tavsiyeler

bana söyleme
basite kaçan cümleyi, mantığa ait olanı
yaşadığımı unutamıyorum ben
biliyorum deme bana bilsen de
şüphem yok aynı acılara tanıklığından

bana bahsetme
deme aşkı hiçe sayarak boşver lafını
çaydan sıcak olanı unutamıyorum ben
anlamıyorum deme aşktan anlamasan da
şüphem yok aynı yolu tadacağından

güneşin doğuşuyla batışını düzenle bana.
tek gereksinimim zaman. yalvarırım.
arkadaşım.

Buğra Kavukçuoğlu

Şub 11, 2013 - Defter    No Comments

beyitli öykü

dans edilen o yer nasıl sarhoş
bacaklarımı bedenimi dolaşıyor

orada ben bir o kadar aptalım
herkes anlamsızlıklarımda sürtüyor

gözlerime ısrarla asılıyor bir ışık
bakışlarım aydınlığa tav oluyor

yüzün senden habersiz sesleniyor
dönüyorum sana, dönüyorum sana.

aşkla dünya da tersine dönebiliyor
gülebiliyoruz hatta kalabalıkta.
da.

Buğra Kavukçuoğlu

Şub 10, 2013 - Defter    No Comments

saç aşkını her yere

kutsal gözlerin inancından hep güçlü
oysa işte bir anda ufuk kalbinde
düzgün sokaklarıyla bütün başkentler
çoktan yetim olan bütün resimler
bütün senfoniler, klasik kitaplar
hatta heykeller; bütün rönesans
kutsal gözlerinle bir anda kalbinde.

uçurt bakışlarını güneş ipin ucunda
gereksenen herkese ışığı ulaştır
yalan alışkanlığı olan suratlarımıza
doğuştan küskün çocukların aç midelerine
bütün evlere, sıradan geçen zamana
hatta diktatöre; bütün çağımıza
uçurt bakışlarını bir anda kalbinle.

her defa sevdin gördüğün her iyiliği
öylece önüne bakıp da yürürken
uçsuz maviliğe dalmışken çoğu zaman
başından beri rengarenk diye bazen
bütün evren, aynı sokaklar
hatta törenler, bütün karmaşa
her defa gör sevebilmek için.

ve sadece bir defasında
belki bir yarısı daha
vardır diye gözlerinin
ya da inancına güneş getir diye
bir yarım umudu vardır bekleyenin
yosun tutacak ışıkları loşluktan
o böyle aydınlık gözler görmedi
ne olur bak yüzüne.

bir anda ne güzel koktu odalar.

Buğra Kavukçuoğlu

Oca 25, 2013 - Defter    No Comments

aşk dünyaya beyaz bir mucizedir

güneşle konuşan yüzün dolunay
en içkili halimle sevdiğim şarkılarımsın
bu yüzden bağırarak sevişme istekleri
sesim titrer belinde kıvrılırken
hakkını vermek lazım her notanın
ışık her sabah neden bulabilmeli.

-var oldum senin içinmiş
görebiliyorum rengarenk her yeri
hem de bu ülkede hem de bu insanlarla
aşk bakmayı öğretiyor-

-çok olmak istedim seninle
kurabiliyorum bebeği büyütmeyi
hem de bu ülkede hem de bu insanlarla
hayat savaşmayı emrediyor-

mucizeyle doğan gelişin bembeyaz
tam kaybolmak üzerelikte romanım oldun
çünkü hiç yoktu karakterlerin anlamları
meleklerin kitapları artık eskimişken
doğrulması gerekliydi bir türlü inancın
kar her kış olduğunda yağabilmeli.

Buğra Kavukçuoğlu
Oca 8, 2013 - Defter    No Comments

azrail bulut ve sıradan biri daha

bir bulut inmiş dibime kadar
bir bulut gelmiş burnumun önüne
itelemek olmaz diyorum içimden
yağmak olmaz diyor bu mesafeden
nasıl dokunuyoruz birbirimize anlatamam
ne yüklüysem alıyor benden
ne yüklüyse saklıyor benden.

neden alçaldın bu kadar gözler önüne
diye geçiriyorum içimden
kafanı kaldırıp göğe baktığın mı vardı
diye geçiriyor içimden
gökyüzünü hep tahmin ederdim hayalce
çıkıp da yaşamak geçmezdi aklımdan
yıldızlarla oyunlar oynamak çok güzeldir
beyaz beyaz ve parlakça geçirdi aklımdan.

sen bulutsun ben insan
ne işimiz var bir arada
konuşurken üstelik nedenlerden
rüyaların acıya dönüştüğü sabahlarda
uykudan durdukyere mutsuzluklarda
öğlenin de kapalı geçeceğini düşünüyorken
bir bulut inmiş dibime kadar
ey bulut burnumun önünde ne işin var.

geç kalmanın ölümle ne ilgisi olabilir
yaşamak eksik kalmaktır her hızda
her coğrafyada özellikle anadoluda
plaka plaka ardışık her ilinde, iliğinde
nefes alabilmek yetenek sayılabilecekken
kafamı kaldırıp göğe bakmak kaybetmektir
çoluğun çocuğun lokmasını yaşamak uğruna.

gerçeği anlarım diyor bulut ama kabul edemem
şeklini bilmediğin mutlulukların her halini
sonsuza dek olanaksız kılıyorum senden
iyiliği düşünen ruhunu göstermediğin ruhundan
ayırıyorum diyor mavilikleri çakmaya başlıyor
işte burnunun dibinde işim budur.

ne isem alıyor benden
ne ise saklamıyor artık
bembeyaz gelmiş ölüm
son anladığım geç kalmak oluyor.

yağıyoruz gökyüzüne yeryüzünden.

Buğra Kavukçuoğlu

Ara 29, 2012 - Defter    No Comments

insan evrimini tamamlayacaktır

yaşça düşük kalırsın acımasızın yanında
adını çağırdıklarında bir yarardan, üstlerin -ah kabulleniş
başka yönlere dönüp oyun oynamak gelir içinden
çünkü samimiyet ancak neşeli gürültülerde var olur
orada yüzün güldüğünde insan iyilik anındadır.

bu yakarış değildir kötülükten
bedenin masum halidir.

büyükçe bir din keşfettin henüz peygambersiz
cezası önceden ödenen inanılmaz ateşlerde -ah korkutmak
sonra insan ne yaparsa yaplara bırakılmış
giderirsin yalnızlığını duayla sen tanrıyla dostsun
hal hatır soruş sohbetleriniz saatlerce sürebilir.

bu sevinç değildir ibadetten
ahiretin sence tanımıdır.

küçükçe görüş aralıklarından sızan karanlık
yok eder senin ışığa bürünmüş hayallerini -ah bilgisizlik
anlamak uzak olasalık duruyor çoğunun aklında
bir dile, eteğe, saça, aşka savaş açarak
cehennemi sokak sokak betimliyorlar az kalana.

bu nefret değildir düşmandan
önyargının kör sabahıdır.

çocukça ölümler hergün bin daha fazla
her yeni mucitle artar silahlar, bahaneler -ah katliam
anlatır sana bilimin yararcı yandaş gelişimini
düşman zenginliğe yürürken bir siyah koşmaya başlar
göğsünde kırmızı izlerle açlığın rekorları kırılır.

bu utanç değildir uygarlıktan
insanın hayvan yanıdır.

yaşça büyük kalırsın anladığın herkesten ateşinle
kıvılcım telaşın olgunluktur yanmasalar da -ah yaş odunlar
yapacağın her basamak görmeyeceğin adımlar için bilirsin
çünkü ilerlemek ancak yükseltmekle varoluşundur
burada inatla susmadığında insan melek anındadır.

bu umut değildir yokluktan
doğanın kanunsal yapısıdır.

insan evrimini tamamlayacaktır.

Buğra Kavukçuoğlu