Tem 16, 2013 - Defter    No Comments

acele

ben senin bedeninde bir kadın yaşarım olurum dedi
kapının arkasından ses gelmedi
kapı biraz zamandı koyu kahverengi.

kapının ardındaki sessizlik hiç şaşırtmadı.
iç ve dış kalabalıklar arasında geçiş olmadı.
yani kimse gelip gitmedi.
yarın olmayacak olsa hiç sıkıntı yok ve
başkalarının da yarınları olmasa hakkında
beş zaman intiharları durduramaz kimse
içimiz, içimiz kabul et tek başına, içimiz:

odanın içinde oturuyor şaşırmamış
yalnızlığı kurcalıyor sehpanın desenlerinde
üstünde sevişilmiş, üstünde bir çift kadeh de durmuş
bu koltuk rahat mı değil mi hiçbir zaman bilemedi
içinde kaybolabildiğin cinsten kocaman yastıklarla
içinde bir çift kaybolmuşlukları, üstüne döktükleri şarap
hemen akla geliyor bir zamanlara dair ne varsa
camdan ne kadar eşya varsa kırılıyor sessizlikten
gözünün önünde tablolar var acele söküyor yerlerinden
oysa düzen içerisinde asılmıştı mutlu bir oda hayalinde
duvar çıplaklaşıyor ama varlığı daha ağır şimdi
iyi ki diyorum bu odada ayna falan yok yersiz
kapının ardındaki sessizlik hiç konuşmuyor
olsun diyor içimiz zaten kendisiyle sürekli konuşuyor
bu yatağı, dolabı ve ışıkları sökmeli parçalamalı artık
akıldan hiç gitmeyen bir zamanlar var bunlarda
oda çıplaklaşıyor hafifliyor siliniyor bir sayfaya
bir sayfa hayır bir kağıt bir fotoğraf çıkıyor
her şeye tanık yatak ortadan kaldırılırken altından
sevdiğin tarzdan bir meyhanede mutlular diyeceğin bir poz çift
içimiz kendine bakıyor yüzünü yokluyor el yordamıyla
içimiz, içimiz kabul et tek başına, içimiz:
farklılar farkediyor o artık ben değilim anlıyor
bu sefer kadehler rakı kadehi bu sefer meze var masada
lan gözlerinizin içi gülüyor ama sen de sen değilsin ki şimdi
öylece boş hislerle boş bir odadan çıkıyor acele kapının ardına
aynı insanda iki kere yıkanılmaz diyebiliyor.

kapı biraz zamandı koyu kahverengi
ben senin bedeninde bir adam yaşadım öldüm dedi
kapının arkasından ses gelmedi.

Buğra Kavukçuoğlu

Got anything to say? Go ahead and leave a comment!