Mar 5, 2014 - Defter    No Comments

ölmek ayıp değildir

doğum kuşkusuz bir intihar girişimidir
birileri aksini kanıtlarken ölü bulundu
evlerde, odalarda, ortalarda, ortalıkta
çocuk bunu bilse berekete yanaşmazdı
yeni düşmüş kestane tekmeler
yönsüzce peşlerine koşardı
genellikle birden unuturdu ve
evinin her yanında patikler vardı

masumken olmaz çünkü
his anıtı önünde ölmek
ayıp değildir
artık kaygılanma çünkü
insanların içinde ölmek
ayıp değildir

böyle bir çocuk her akşam
kapkara ormana terkedilirdi
sabaha karşı’lar çocuğa hep
vicdandan daha uzak olurdu
işte insana böyle dönüşürdü
insan kendi bilincinde
her zaman bir geri sayımdı ve

tanrıdan sıkılıp başka oyunlara daldı

çocuk kestane tekmeliyor
anane patik satıyor tezgahta
sayısız geri sayım bitiyor ama
bir mucize kendini anlayamıyor
herhangi bir yaşta çocuk ölmek
ayıp değildir .

öldürülmek haramdır.

Şub 14, 2014 - Defter    No Comments

artık bütünü

hayatımın geri kalanını sana adasam
hayatımın geride kalanı da anlamlanır

cama ne zaman çıkacağını buyursan
kaldırım taşlarını yanlış saatte terketmem

sen
hayatımın geride kalanı
hayatımın ilerisi kalacağız.

Şub 7, 2014 - Defter    No Comments

öyledir çok olasılıklı

daha iyisidir
ya da daha iyisinin hayali
ve en iyisinin sonsuz düşümü
olduğu yerde saysa adını
cevaplasan adıyla işte olacağı
en fazla olacağı zamana denktir
yani sitemlerine eşit
acımaktan yoksun bıraktığın
daha iyisidir
ya da hayalinin bozucu
ve en gerçeğin bitmez yalanı

benle alıp veremediğin yok
senle alıp veremediğim
yok
ne karşılıksızlıktı ah nasıl özledik şimdi
yok
acıtan tek şey kumların acımasız
teni parçalamadan
ama doku doku acıtan
zamanla olan savaşı

sonsuz bir hayatta birbirimizi özler miydik?
o histir zamana bir an durmayı buyuran
hassiktir oradan

ki hüzündür
kum fırtınası
bedeni çürüten.

ölümün hayalidir
ya da ölümden daha hayal olan.

Şub 7, 2014 - Defter    No Comments

böyle zaten

anaerkil yetimliğimiz bizi ele veren
hele bir de kardeşsizlik anında
kendine betimli nefretlerle
öfke betimi tüm hikayenin
çözümü basit mutlu anılar

bütün iyi niyete bağlanabiliyorsun
ölmen gerekir kanıtlamak için
sayfa sayfa sunmak katliam katliam

dünyayı nesli tükenmiş
bir tür kurtaracak
bir kardeşlik anında
sarılıp sevişecek yanımızdaki yanıyla
bizi ve sevgiyi anlatacak
soru dahi soramayacaksın
aşk elini dilini bağlayacak
sevmekten konuşamayacaksın
ve sessizlik ilk demokrasi olarak
geçecek kötü rüyaların yerine sabahları

gerçekten uzaklaşan her yanım
sensiz geçirdiğim günlerdendir
nesli tükenmez ele verilmişliğimin

bak bakın baksanıza
burdayım
vurun alnımdan vurun kalbimden vurun yüzüme
vurdunuz vurduydunuz vuramadınız
sen iki kelime daha kullansana
sen hiç kelimeyi seçsene
öfkeyi öfke öfke harca
babayı çoktan geçtik de şimdi böyle
nedensiz iki yetimiz

bağır çağır yık
çağır hemen yanındayım
çağır nasıl savaşırım
yalnızlık şamar oğlanı

gerisi mutsuzluk
gerisi olacak olan.

Şub 1, 2014 - Defter    No Comments

yanılgı

birbirimizi kandırdıklarımızla
şimdi sen neden böyle konuşuyorsun
çünkü sen artık ikna edemiyorsun
hiç anlamadığın kimya
hücreler dönerken buluyorsun kendini
kendi anılarına hapsolmuş sonsuzluk
sanıyorsun ölümü
ölümü utançların ve sevgilerin
ölümü eksiklerin ve yalanların
ölümü son saymıyorsun
şimdi sen bundan çok korkuyorsun
çünkü sen artık yaşayamıyorsun

mesela sen bir doktoru sevdin
kimseyi iyileştiremedin de
bir doktor hanımı
çok sevdin
sanıyorsun aşkı
hanım herkesi iyileştirdi
bir tek sana yetmedi büyüsü
çünkü sen büyümüyorsun
mesela doktor da seni sevmişti
şimdi sen neden böyle konuşuyorsun
çünkü sen artık yaşamıyorsun
birbirimizi öldürdüklerimizle

bu yük çok ağır ben de biliyorum
sırt ağrısından değil o sadece yükten
yer çekimiyle konuşuyorsun bırak peşimi
bırak peşimi zaten gitmeyeceğim bir yere
uzandığımız bütün bedenler işbirlikçi
dibin bir adı olsa da ulaşıversek duygusu
göğe tırmanma arzusuna yeniliyor her sabah
ortalama bir rakımda sarhoş olmak üzreyiz
ölümü anladık da yaşam ne acayip
ölümü kandırırsın ya da ölüme karşı kendini
ölümü bırakmışsın
yaşamı ikna etmekle geçiniyoruz
çünkü sen artık yaşamamalısın

mesela bir yalan söyledim
doğruya sıra gelmiyor
sıralı ölümlere bakıyorsun
birbirimizi kandırdıklarımızla
hediyeyi az gram haketmiyoruz
çünkü sen artık yaşamıyorsun
zaten
iknamızı yaşam etmekle ölüyoruz.

çünkü sen zaten hiç yaşamadın.

Oca 24, 2014 - Defter    No Comments

Ananem ben dedem

feriköyde pazartesileri perşembeleri
hangisinde kese denk tutmuşsa artık
dağılmış görevlerimizle giderdik pazara
şimdi baksan annemin annesinin yüzüne
deneyim deneyim okursun ıspanağın
her ne kadar türlü de pişecek olsa
en iyisini bulabildiğini, pırasa da dahil.

pek yemem hala sebze ve türevlerini
zaten matematiği de ileriye götüremedim
daha keyifli amaçlara hallendim kendimce
bol bol ekşi ya da çok tatlı bir meyve
bütün albenisiydi pazarı dolanma halinin
iki tekerli bez arabayı dışarıda tutarsak
bütün pazar bir pist edasında kurulmuşken
ağırlığı her geçen seviyede artan bir sürüş
işte benim görevim buydu, eğlenebilmek

kaybolmaktan korkacak kadar aciz
kaybolabilecek kadar aptal hiç
olmadım şükür.

ha dedemin görevi
arabayı eve sürdüğüm yerden itibaren sırtlayıp
oturduğumuz kata kadar taşımak değil sadece
en güzel mevsim meyvesini seçmek
ya da meyve seçmek ama hep en güzelini
bir de keseyi gevşetmek, büzmek, boş tutmamak

nasıl yaptığını öğreşecek vaktimiz olmadı
ama dedem öldükten sonra bir daha hiç
güzel bir mandalina yemedim
hiç.

Oca 22, 2014 - Defter    No Comments

dört mevsim güneş aslında bir sabah

kuruluğunu kokuya değişmiş sabahın
soluması biraz ağır yokuşunu çıkabilirsin
en fazla basamakları sıktır o alçak merdivenin
zahmeti yağmurunkinden çok değil başlayabilirsin
en azından damlalar

biraz öğlen olur
biraz öğleden sonrası
bir sinema salonundan aşırı keyif alırsın
aklına bu kadar mı kolay mılar gelir
çünkü aklından çok şeyleri götürür
yalan püsür kalmaz kendine başkasına
bacakların da güçlenmiştir sabahtan
devam edebilirsin
en azından doğrular

durmak bilmez ki öğrenme ertesi
mutlu gün mutlu günü yakalar
hafif tutabildikçe kokunu
ya da ne salgılıyorsan
güneşin herhangi konumuyla
bir alakan kalmaz artık.

biraz akşamüstü olur
biraz akşam
evde salon keyfe değişir eski yükünü
kızarmış patates, şarap kimin aklına gelir
dansa iştahın umutsuzluğunu götürür
bacakların da güçlenmiştir sabahtan
sevgilim gel şu ahşabın üstünde
biraz müzik yapsın ayaklarımız

basalım her notasına
duyacaksın zaten
çok güzel oluyor yaşamak

Oca 20, 2014 - Defter    No Comments

ihtiyaç

aradığım ne varsa
bulabilme umudu, ihtiyaç
can tütmesi

ev olsun derme çatma
adam olsun kocaman güçlü
kadın olsun sımsıkı saran

ev dediğim şükürlük
adamın kanatları var, büsbüyük
kadın limandan almış adını, ömürlük

bulabildiğim hepsinde tek çocuğum
dönerken çocuk tek, cebi kalabalık
akan şımarık bir gözyaşı
can yanması, doğrucu

böyle böyle çok çocuk olursun
evlerin, abilerin, ablaların
candan çeken kardeşlerin
ihtiyaç umutlaşırsa bulursun
aradığın ne varsa
öyle öyle, yemin ile

dudağında bir atardamar belirir.

çünkü başa gelen sevilir
biriken kalplerle beraber
kadın bir sıkı sarılır
adamı güçlü kılar
çatı yeter ev dediğine
o zaman

o zaman
ölüme hazırızdır ve
yaşamaya başlarız

bulduğum ne varsa aramışımdır.

Oca 13, 2014 - Defter    No Comments

canım da yok olacak, canın kalır

yok olacağız canım

canım arkadaşım
toprak bile değil
tamamen
büsbütün
yok olacağız
yaşadığın her şey
beynine emanet kalacak
tahmini güçtür
zamanı geç
ama o da yok olacak
canım öğretmen
canım annem, babam
-ah anneannem bak 
dedem de yok oldu-
canım inandaşlar
(şimdi beyin dalgalar üretiyor, dalgalar da sonsuza yayılıyor,
ama birgün sonsuz da dalgalara sığınıyor. )
canım vakit az
yine de
sıralı yok olmalara şükredelim
sevgilim, sevgililerim
canım kendi canım
yok olacaksın
yok gibi nispeten
o yüzden
işte bu yüzden (sırf bu yüzden)
yeni bir isim ölüme
öncesine doyalım
gerçek olanı cennettir
o duyu organlarını
kullan öğretmen
annem babam
özle dedemi ananem
yaşama insansak mı artık
inansak mı ?

doymanın günahı olmaz

hepinizin aklında aç vardı
affolur.

hepsi varolmaktan
canım bu bir ödül

teşekkürüne bir canım kalır
bir canın.

Oca 11, 2014 - Defter    No Comments

içini dökülmek

bütün o çocuk bedeni geçti
hepsinden atlaya düşe

şimdi
kan bizi kırmızıya ikna edemez
ifade edemez çocuğun bedenini
sana anlattım
sana anlattım
utanmalar böyle böyle bitti
sana anlattım da

kır istediğin yaşı, anlattığımı
bedenimden kaç çocuk geçti
hepsi öle yaşaya bütün o bedenler
gecelerdir
gecelerdir
çocuğun dokunulmazlığından bahsettim
gecelerdir sana.

epey
oldu
kendimi kandıramıyorum
artık kendimi sana
anlatamıyorum.

Sayfalar:«12345678...18»