Eki 25, 2013 - Defter    No Comments

aşk bir kere kaçınılmazdır

seni sevdiğimde bir kaç yaşında

en fazla yürümeyi öğrenmişimdir
ağzımda balın sütle karışık
kemiklerim sevdanla gelişir.
aşık olabileceğin her bir ben
yasaklanamaz tarafınca çünkü
ellerin ellerimde yüksek olasılık
sana değer
bana değer
sana değer
bana değer
sana değer
bana değer
sonra
koynumdaki omzundan öperim
dayandığım sol sırtından öperim
havada kavuşan sesinden öperim
an öptüğün dudağını hep saklarım
sakladıklarımı öperim
hiç olmadı dersen bir sabah
bütün değerler ve öpüşler
seni sevdiğimde bin yaşında
en az ölmeyi umursamamışım
ağzımda öyle bir tat ki
şimdi öpsen doğardın
aşk seni kundaklardı
sana değer
bana değer
büyüyeceksen önemli değil
kemiklerimiz elbet buluşur
toprağa değer.
Eki 23, 2013 - Defter    No Comments

şeytanı uydurmak

ülkenin sokaklarında yüzlere baktıkça
saf mutsuzluğun saklanmayan çabası
pis binaları kadar çirkin yüzleri

çirkin izleri görürsün ifadelerinde

burada her cümle ben ile başlar
sosyal caniye dönüşme tehlikesi var
ama mutsuzlukları çirkinlikten değil
çirkinlikleri inkarladığı kötülükten
bu yüzden şeytanı uydurmuşluğu
utanmadan bir de şeytandan korkan

her yanlış yanıtta akımı arttıran öğretmen
sen kim tarafından denekleniyorsun sanki

konuşabiliriz belki başka bir çağda
birini, bir şeyi kendinden çok sevdiğinde
aciz ve yalnızlıktan korkan, şeytan.

Eki 15, 2013 - Defter    No Comments

şüphe ve yine de yaşamak

bildiğimizle hiç ilgisi yok
bunun bizimle ne derdi var
baştan sona bunun üzereyiz.

biliyorsun
dairede sonsuz yön var
doğduğu andan sayısızca
battığı ana kadar olasılık
güneş
ah ışığı beynimizi kanatır
koma halinde taklalar, taklalar
biliyorsun

doğmak ve ölmek üzerine
öncesini hatırlamadığından
hep sonrasından korkacaksın
ah kaygısı beynimizi kanatır
aşk halinde aralar, aralar
biliyorsun

sondan başa sevmek zorundayız
bunun bizimle hükmü var
bildiğimizle hiç alakası yok.

ruh güneşin etrafında dönerken
sevebildiğin kadarı kalır
biliyorsun

ama

bildiğimizle hiç ilgisi yok
bunun bizimle ne derdi var
baştan sona bunun üzereyiz.

Eki 13, 2013 - Defter    No Comments

ben uzun yıllardır seni seviyorum

ben uzun yıllardır seni seviyorum
ben hergün en az bir kaç kere
ben seni içimden geçiriyorum
ben bazı geceler muhakkak
seni rüyalarımda görüyorum
seni hep iyi ve hep güzel.

çünkü zamanı umursamayan
çünkü bitmek nedir bilmeyen
çünkü içim nedir tek görebilen
özel kalmaktan bahsetmiyorum
özellikli yaşamak bütün bedende
birimiz diğerimizde ölümsüz.

aynı anda aynı şehirlerde
farklı anda aynı şehirlerde,
başkentlerde
hiç ayrı kalamamış olmamız
çünkü zamanı umursamayan
çünkü bitmek nedir bilmeyen

yaşatmaktır yaşamaya çalışırken
mutlu anlarda hep özlemek
çok zorlarda daha özlemek
ayrılık dert değil sevgilim
seni rüyalarımda görüyorum
seni hep iyi ve hep güzel.

ben uzun yıllardır seni seviyorum

Buğra Kavukçuoğlu

Eki 1, 2013 - Defter    No Comments

hiçbiri kalmadı hayatım hayatımda

sıfatsal ölümünden sonra hiçbir şey
hiçbir şey yok hayatım hayatımda
incelikli bir gülüş, ukela göz kırpış
okunabildiğinde doğru gözlerle gizi
herbir şeyin adı olan ayak bilekleri

hiçbiri kalmadı hayatım hayatımda
ölüm dediğime bakma sıfatını kaybettim
özel, narin, benim, ilkim, düşüm, sevdam
hıçkırmadan biraz önce toprağa verdim
yalnızlıkla bir ilgisi yok bu sadece hiçlik
sadece bir kişi gidince kimsesiz kalmak
hayatım dediğime bakma bu düpedüz ölüm
parçalara böldüğüm az olan fotoğraflarımız
şimdi daha fena ya! onlarca oldular çünkü
maharet atabilmekteydi, bunu yapamıyorum
küçücük yüzün kaldı iç cebimde sana hiçbir
hiçbir zarar gelmedi eskiceğim ben aslında
parçaladım derken kendimi yanından ayırdım
çok sonra bir yerde bekledim geçmiş sevgilim
sevgilim geçeceğini bile bile bir pusuya yattım
daha açar açmaz bir birahane henüz öğlenken
yüzünü görmek için değil o zaten iç cebimde
yüzleşmek için bana yok olan haliyle varlığının
varlığın dediğime bakma ah ellerimle öldürdüm
az sonra o caddede gördüm geçen sevgilimi
sevgilimi öleceğimi bile bile izledim pencereden
daha görür görmez başladı bir ağıt ölen sıfatlara
incelikli bir veda, ukela bir elveda olmamıştı ki
kimse kalmış halimle ben bu aşkı öldürdüğümde
aşk, hal, sevgili, dediğime bakma eskiceğim
hiçbiri kalmadı hayatımda
hayatım.
Eki 1, 2013 - Defter    No Comments

döngü

rahat
hazır ol
seviş şimdi
büyü ödülünü
durmadan çalış
kadere inan şimdi.

üst üste bin defa yaşadım
böyle aptallık görmedim
kalbini gördüm denk
nasıl sıkı sarıldım
ah seviş şimdi
rahat ve hazır ol.

önce deler sonra geçer sevmek
kötülükle alakadar her şeyi.

Eyl 21, 2013 - Defter    No Comments

derdimiz var

uyuşturma kendini sana sesleniyorum
bize uyarıcı gerek erek erek
uyuşturma kendini sana sesleniyorum
yatmışım didaktikle lik lik
dert olmasın
beraber uyanalım dert bu.(olabilir)

şimdi devlet bize ne veriyor
bahsettiğinden çok uzaksın
baktığın anda anlarsın bebeğim
kızamayız birbirimize diktatörler.(traktörler)
en güzel küfürleri ürettirir bize çünkü.

şu an sıkıldım varoluş anlatmaktan
aşktan bahsedip uygulamaya geçesim
bununla beraber bir teokratın bacaklarını
öpmek, sevmek, okşamak, eteğini aniden
yukarılara çıkartıp aynı yerde ağzımı istiyorum
kimse kimseyi kıskanmazsa bir gelecek gün. (neden olmasın)
artık kimse’yi kullanmaktan vazgeçeceğim
o teokrat, dua yerine öpmeyi anlayacak

alışkanlık çok püsür ya da aşk diyelim
eskidiğini düşünen sevgili uçak sansın
gürültü alçaktan süzülünce gelir aslında
gel beraber asfalt da olsa yürüyelim 0’da
belki o zaman saymaya başlayabiliriz de:
biri ne olur atlayalım. ne olur? (2,3,4,22,7)

şu anda da bu konuları ayrı ayrı
anlatmaktan boğulmalara giriştim
beraber bağlayabiliriz bir kaşık
aşkla.

uyuşturma beni, uyuşturma kendini
gel uyuşalım aynı kocaman yatakta.

umut beni kışkırtıyor.(geliyoruz)

Eyl 15, 2013 - Defter    No Comments

basit

kimse kabul etmeyecek
biz yine devam edeceğiz
sevmek
göreceli değil ki
iyi vardır
kötü vardır
bak yine kimse
kabul etmeyecek

sevmek vardır
sevmek yoktur.

biz yine de güleceğiz.

Eyl 13, 2013 - Defter    No Comments

sınıf sınıf anlatacağım

nerede okumuşsun ne kadarmışsın
beni seni kıracak bunlar her olasılıkta
ah ben bu sınıfların ağzına kalayım
mezuniyet dediğin mutlak ölümdür
kutlama!

en aşağıda ne güzel şeyler oluyor
bilemezsiniz başınızı kaldırmadığınızdan

Eyl 13, 2013 - Defter    No Comments

bitmeyen

eteğini başıma geçirdiğinde anlarım,
alınganlığım kendini koruyan şımarık.

çorabını yırttığımda hazla yanımdan,
evinden koşarak çıkar bulmuşluğum.

kendimi bahis edebilirim bir an o an,
bana kutsal açılmış kabul şöleninde.

doruktaki titrek tek adını bağırdığında,
işte hepsini unutacağım sonra ve yine.

eteğini başıma geçirdiğinde anlarım,
şımarık kendini koruyan verişgenlik

çıkmak üzerine artık düşünmüyorum
içinden.

Sayfalar:«12345678910...18»