Ara 26, 2014 - Defter    No Comments

küs sabaha

rüya tek olasılık seni görmek için
canım yanmaz bu sadece böyle kalsa
belki haberim yok belki sırf dünya
sırf dünya tek olasılık diye seni görmeye
başka aşklara neden oldum ne bileyim
ne bileyim yalnızca yüzünü sevmek için
tadın çok olasılık belki belki  sonraki aşklar
için.

hatıramın belleğisin
sırtımın haçı

bulut tanık olsun ki seni günün karanlığında
yüzün güneş eminim yüzün sır gibi aklımda
yüzün erimek unutulmak bilmeyen bir vicdan
vicdan her yerimi sarmış aşk, ciğerim tanıktır ki
ritimlerim bozulur bazen nefes alırım bazen vermem
sırf unuturum devam etmek için herkesi
yüzün, güzelliği, biraz da altın uçlu saçın
ah sırf bu dünyada varsa diye korkarım
ben korktuğumda yine seni özlerim hep bellek
için.    -yüzünden- sayesinde

olasılığın üç yüzüsün
belki, ben, tekrar.

sırtımdaki rüya güneşi yerle bir ediyor.

Ara 7, 2014 - Defter    No Comments

koş koşalım

bir günaydın sayesinde kaç çiçek sulanır
şehrine hapsolmuş yine ve illa solucan
yaşam çok canlılık başka hiçbir fikrimiz yok
yanlış tahminlerin bu öldüren karmaşasında
bir günaydın kaç çocuğu sayemiz yapar

günaydın
seni seviyorum
hadi umudu havalandıralım

Ara 7, 2014 - Defter    No Comments

bu renk kendini bulacak

bir orospunun kızıyım belki biraz oğlu
sizden utanmalarım buradan su bulur
dedem bir taş bulur çocuk parkının kıyısında
tebeşir
üç beyaz üç siyah taş daha üçü bende üçü onda
parkın beton kıyısı oyun tahtası olur aklanarak
hiç bilerek yenilmez genelde yener çünkü böyle
çünkü böyle böyle, çünkü öğretilmez öğrenilir

sonra gökyüzünden bize bakanları hissettim
bu daha yüksekteki elmayı sevdirdi, uzaklaştırdı
o yıllar olan zamana dedim ki bir andı farketmediğim
bak nasıl görece çünkü yoğunluk hatırayla çarpılırdı
telaş, şüphe, ayşe, şaklaban, şiddet, şike, şart, ayyaş
bana aitti, ben dediğime bakma artık bizden bahsettiğimi
her vitrinde, her kendini koyduğun, ya da satın aldığın
her vitrinde, yani karşısında ya da içinde iken biliyorsun
ayrıca ben seni ikna edemem, dediğimde samimiydim
çünkü böyle böyle, çünkü öğretilmez öğrenilir
sert düştüğünde en kötü olasılık toprak havalanır
sen eninde sonunda toprağı havalandırıp can katarsın
deden de öyle olmadı mı? hani parkın betonunu
bak beyazı alet ediyor oyunu bir çocuğa anlatırken
gökyüzü sana bakarken nasıl kullanmasın dedeni?

bu kadar renk çarparken birbirine üç ana üç ara üçü sizde
sevme inadı
ben bir taşı hatırlarım üstü başı gökkuşağı çırılçıplak
yağmurunuzdan güneşim sadece kırılmalar bulur
ve renkleri orospular taşır, utanmak sizin azlığınız.

ben bir orospuyum çok seveceğim ardımı
belki kızım olur belki oğlum
bu renk kendini bulacak.

Kas 17, 2014 - Defter    2 Comments

bebek

şimdi bir adamı yaratmam gerekiyor
bir kadını yaratmam gerek aynı anda
şey
şeylerle doldurduklarımı tohumlamalıyım
yani bir adama ve bir kadına anlam katmalıyım
tek bedende bütün evren olandan bahsediyorum
diyorum ki  herkese anlatırken anlamalıyım
şey
yani şeylerin boşlukları öldürecek artık beni
aslında kalktığım koltuğa dönüp bakınca
orada kendimi görmemeliyim, bayılıyorum çünkü
illa göreceksem biraz yeşil atmalı göğe ya da
biraz kahverenkte salmalı ayaklarını halının diplerine
şimdi bir insan yaratmalıyım sizin sen dediğinden
bazı eli nazik yüzü kibar içi habersizin siz dediğinden
nüfus kaçsa o kadar da peygamber olabilirdi aslında
bundan vazgeçtim yoksa öldürürdüm düşümü sapmadan
bundan vazgeçtim çünkü siz derken bana çaldınız güvenimi
bundan vazgeçtim çünkü bir küçük arkadaş ailesi pek tabii
yeterince din kurabilirdi ve yaratırdı adamı kadını içimde
suç ve ceza olarak değil de sevgi ve sevgisizlik kapsamıyla
nasıl dersin içinden bak göstereyim
ölümü anlarsın
önce korkarsın, çok korkarsın
bu senin en samimi hallerindendir
bu yüzden önce herkesten sonra kendinden saklarsın
sonra kendine anlatıp sonra herkesten biraz daha saklarsın
çünkü ölmek suç ve cezanın parçasıdır, sevgi orada olamaz
yani hiçbir çiçek açmaz orada, sadece sırt görürsün burada
sevgi burada başlar, başucunda nöbet tutar senin titrek nöbetlerinde
sevgi burada etsel bir temasa geçer, dokunur tenine, duyuların şaşar
sevgi burada vazgeçtimlere başlatır, bu cenin mutluluğudur güvenden
suç yoktur, cezası olamaz geri kalanı anlayamamakla ilgilidir
anlamamak da suç değildir işte bu farkında olmaktır masumluğun
şey
demek istiyorum ki her yeni gün bir aşamadır, ilerlemek değil
öğretilmez öğrenilir, sevilmez önce sevilinir yanaklarından sıcacık
sana bir el dokunur bana da dokunmuştur ki bahsediyorum
işte şimdi o elin hiç dokunmadığı tenleri düşün, dikenli telleri
nerende ufacık bir merhamet varsa orası biraz okşanmıştır
nerende biraz nefret bak ardına orada göreceksin şeyleri
şey
şeylerle içini dolduramadığın her yanın bakınca hafif uzaktan
ama hafif olmak hem de uzaktan ne zor değil mi
işte öyle anların birinde ölmek istersin ‘yaşamak isterken delice’
beceremezsin çünkü senin doğru soruların var idarelik şimdilik
çiçek nasıl açar bilmen değiştirmez nasıl güzel olduğunu
çiçek nasıl açar bilmen değiştirmez nasıl güzel olduğunu
evet haklısın burada savaş açmışlar bütün renklere
belki senin de cevabın onlara savaş açmaktır ama konu bu değil
çünkü konu yoktur yorganı yastığı yorduğun, yorulduğun gecede
baştan sona doğurmak istediğin bir şey’in sancısıdır konu
zamansız suyu gelecektir bilirsin o yüzden tedirgin
zamansız olacaktır örneğin otobüste çığlıklar atacaksın
zamansız gelecektir bir cenazede kahkalara boğulurken
sen kendini yaşarken rezil olacaksın, hah konu budur
şey
senin kendinden çalınmanla ilgili bir ‘şey’
nefretine dahi uyum sağlarken ve çiçeğe gebe öte yandan
şimdi ne yapsan birisi yargılıyor ya uzaklardan bile hatta
çoğu zaman bu yüzden bir şey yapmıyorsun ya da aksi
o zaman birikip gelmiş tüm fikirlere yazık oluyor biliyorsun
ne yapayım deme bana soyunup çıkabiliriz bir ‘şey’ meydanına
ne yapayım deme önce beni ikna edebilirsin çırılçıplak sokağa
ne yapayım deme bu ‘şey’lerime girer çok ayıp konuşurum

şey
anlatacak başka kimsem yoktu
dinleyemiyordum kendimi sesten
şey
anladım biraz
şimdi bir adamı yaratmam gerekiyor
bir kadını yaratmam gerek aynı anda
şeylerle doldurduklarımı tohumlamalıyım.
çünkü umudumdur çiçek açacak yanım.

Kas 8, 2014 - Defter    No Comments

sana; karınca

ilk ucu son ucuna bağlı içi çürümüş dişi çekiyorlar
çıplak kalmış kanayan etin burada suçu yoktur
çıplaklığın sevabı vardır hatta ama
fili linç edebiliyor oluk oluk insanlar
kan bunlara iştah açıcı geliyor
odunları cadı yakmaya yarıyor
iki ucu tatlı değneğin üç ucundan söz ediliyor
güçler ayrılığından konu alıyor söz buldukça
gücün zararından, birliği ayrılığı anlamsız
bahsetmiyorlar, tapıyorlar, ya tanrıya ya bilime
çıplaklığı günah ya da ayıp sayıyorlar
arada cadılar bize umut saçıyor nefes nefes

aslında et atabilirdi çürük dişi kendiliğinden
ama bunlar boş zamanlarında
fil öldürüyorlar

gerisi insan,  gerisi talan.

Eki 25, 2014 - Defter    No Comments

suyun tadı vardır

belki güneş dünyadaki sudan korkuyordur
açıklaması değil savunmasıdır kaygının

bir çiçek gibi kafa tutamadıktan sonra
ışığı arzulamaların ikiyüzlü yalanlarıdır
bir adım değil yüzüstü kendini bırakmakla
örtüşür yaşamak ve gerekliliğidir su gibi açık
bu arada suyun tadı da rengi de vardır canım

arkadaş ile.

mutlu olmak için ne yapsak daha mutsuz olduk
odamıza çekilip arkadaş ile izlere çok güzel güldük
kimse alamadı ellerinden geldikleri ile beraber
saklamadığımız neşemizi, neşemiz umuduzun adı
bir kedi gibi umursamadıktan sonra aşka sadıktık

arkadaş ile.

açıklaması yok burada gördüklerimizin
belki de güneş dünyadan korkuyordur

Eki 22, 2014 - Defter, şiir    No Comments

güzellemek

seni güzelledim kendime bir ay zamanı
yüzün beyaz ışığın sarı yokluğun karaydı
bir kara görünmüştü ufukta ufuk yoktu
daha fazla inat yok edecekti artık denizi
kum dalgayla ateşkes ilan etti oylamayla

beyazla sarı dalaştı ışıkla kara durmadan
bir çizgi var gibiydi elimizde kauçuk silgiler
rengi değil kağıdı dahi parçalayarak silen
bu aşınmışlık denizin sahile yaptığı duygusuz
dalga vazgeçti taş öfkeden parçalara sarıldı

okyanus kıtayı güzelledi kendine
gece vakti beyaz bir ışığın altında

güzellik emekti.

Eki 15, 2014 - Defter    No Comments

söngü

biri ne olacak diye sordu
olmak ilk kez kuruldu
ve başladı.

gel bir din bulalım herkesin zaten bildiği
bir din bulalım hiçbir yere yükselmeden
kimse bizi sormadan tanımadan inanırken
eş peygamberlik yapalım hepimizle eş olarak
günahı dahi sevap olur çünkü sevmenin
günahı dahi sevap olur çünkü sevmenin

biz güneşin olmadığı yerde de net görebildik
sonranın korkusu dahi hiçbir perde çekemedi
deliliğimiz yapay ışınlardan çok faktör korudu
bitecek diye korkuyorsak bizim güzelliğimiz
bir din buluruz hiç bitmeyecek gibi olur
bir din buluruz hiç bitmeyecek gibi olur

şimdilik bu kaygı sade yaklaşmış olmaktan
bütün yanıtların toplandığı beyinde bir sona
bitmeyen başlangıca -ki dürtüsü de buradan
ama çık çabala diye çarpıntı yoksa öldürmüyor
aslında ölünce oluyor
aslında ölünce oluyor

bir şey olacağı yok
iyi ki yok, keşke yok
duracak.

dinleneceğiz.

Eki 4, 2014 - Defter    No Comments

bu bizim

biz bizelik yeter

dar bir hayalde

bizi sevmekle ilgili devamlılık
rüya yalnızken sadece görülür
biz kurgulayabiliriz
kaygı aşkla oyalanır
işte o sırada yaşarız
zamandan ilgisiz
koşulsuz

dokunmak ölümden uzaklaştırır.

Eyl 20, 2014 - Defter    No Comments

bütün 21 eylül’lere

iyi öpüşür ve şiir satardı
köşe başlarında değil üstelik
ulu orta öpüşür gizliden satardı
a’sı düşmüş satardı
çiçeği günaha alet ederek

iyi öpüştüğünü çok duydum
ben bilmem bir arkadaşım söyledi
çok arkadaşım söyledi şiir satardı
kendi çabasının saman aleviydi

biz intiharına çok ağladık
mezarında yalnızdık
kendini satardı, duasız kaldı
iyi öpüşür ve şiir satardı

dürüstlük satardı
yalan söylerdi
çiçeği bile kullanırdı
yokluğu çabucaktı.

mezarı başında üstelik kimse
şiirden bahsetmedi
ne de dudaklardan.

bahsettiğin beyazı ve öldürdüğün çiçeği
anacağız iyi öpüşür ve şiir satardı
beş para etmez, kefenler içinde sen
iyi öpüşür ve şiir satardın

Sayfalar:«1234567...18»