Browsing "Defter"
Tem 29, 2014 - Defter    No Comments

çaba

neyi konuştuk da
neyi susuyoruz

yaksalar, boğsalar hatta birgün
seninle ellerini yıkasa birileri
korkuyor olmak kaybettirmez
sana ateş eden korkudur elbette
ancak dayanırsan
ancak
nala dönüşür namlu bu yolda
bize şans getirir, erdirir

yani cesur olmak korkmamak değil
bir çiçek korkmaz mı güneşten narin
ve başkaldırmaz mı beslenmek için
sonunda biz koklamaz mıyız hayatı

biraz anlaşalım herhangi bir konuda
kaygı bize aitliğimizi Dahi dar ediyor
bir otobüs insanın niye sustuğunu biliyor muyuz
bir otobüs insanın niye öldüğünü bilmekle ilgili

kendini sevmen şart değil öncelik olarak
için çağrıyordur zaten birini hoş etmeyi
tüm kurguyu düşünceyi aktarabildiğinde
sustuğumuz anların zevkine varabiliriz

her şeyin yasak olduğu birgün
seninle ellerini ısıtsa birileri
ölmüş olmak kaybettirmez
seni yakan eriyordur elbette
ancak ışıtırsan
ancak
güne dönüşür ateş bu hırsla
ufku aydınlatır, doğdurur

neyi sustuk da
şimdi ölüyoruz

çok iyi biliyoruz.

Tem 28, 2014 - Defter    No Comments

sandık

hazine
nefesindir saklı olmayan
ve aradığın durum
durum
kendini mutlu saydığındır
gömülü

hazine tam da üstünde
durduğundur.

Tem 17, 2014 - Defter    No Comments

varsayım

hangi yönde açmış çiçek
hangi yönde soluyor
dualar bilimseldir
etmez misin
kaç günde doğan çocuk
bir günde ölüyor
bir ünite solunum
yetmez misin
duyularımı hariç bırakıyorum önce
çünkü döngümüzde buluşmak lazım
birkaç gün yıl çatışıyorum uçsuz
çok gün renk çiçek bir gün ölüyor
biraz tanrıdan bahsetsek (bahis etsek)
şimdi acımayan kim bizi bu halde seven
şükür ki suyu yaratan canım çiçeğim
sen kendini bu kadar kızdıracak bir şeyi
ve en sevdiğini, kimle baş başa bırakıp
öfkeni kustun ve neden kanser var bu an
sen bize küsmüşsün başından
ve bir kadın var yetmiş insan yılında
adamı ölüyor en az kırk yıl yanındaydı
kimi kimden alıp kime veriyorsun çiçek
işte hep burada açıp açıp soluyorsun
biz çok üzülüyoruz bu hale
bilmez misin
güneşe bakan benim
güneşin baktıklarından biri de
sadece ay varken düşlemeyi seviyorum
ayı o saatte koyan oraya sensin, niye bakmazsın
kızmasan başımı titreten o düşünceyi yollar mısın
düşünce sana zarar verir, yoka yakın eder, he imha,
korkmaz mısın
köyün yoluna bakıyorum taşlardan kıvrılıyor
taştan yollar sarıyor ileriye, kıvrılıyor
iki taşın arasında çiçek başkaldırmış
hangi yöne açmış çiçek
hangi yönde soluyorum
dualar bilimseldir
bilmez miyim
kaç günde doğan çocuğum
bir günde ölmek istemiyorum
yokluğunu biliyorum diye
acımıyor musun

ne güzeldir yüzü bebeğin üstüne bomba düşmeden önce.
Haz 11, 2014 - Defter    No Comments

herkes yaşarken güzel

hep girdiğim deniz
hep kıyısında güneş gördüğüm
akşamına doğru biraz şenlenip
yaşamaya dair güzel dediğim
kime şükür etmeli kurcalamadan

hep girdiğim deniz
hep peşinde kaybetmediğim zamanın
akşamına doğru yolda huzurlu
göğe bakarken durmalı dediğim
bedene kötü davranıp düşünmezken

hep girdiğim deniz
hiç sabahında telaşa düştüğüm
akşamına doğru ilk yalnızlığım
bulantının dönüşümünü bilmediğim
göğsümde bir kilo demirle otururken

hiç girdiğim deniz
hep kaygısıyla beynin suikastından
akşamına doğru bir yokluk aklımda
saatleri ayarladın mantolum dediğim
kendimi nasıl satsam paha bilmezken

ancak
anlamışsan hepsini bir dize dank ediyor
çünkü;
sevebiliyorsun,
zevk alıyorsun,
soruyorsun,
cevaplıyorsun,
güç buluyorsun,
devam ediyorsun,
anlamışsan hepsini bir dize dank ediyor:

‘zîrâ bu terâzû o kadar sıkleti çekmez’

hep girdiğim deniz
hep kıyısında güneş gördüğüm
akşamına da şenlik gibi ilerlerken
herkes yaşarken güzel, anlamlı
bir saniyeyi bir anda anlamışken.

kalbimde kaç kilo pamuktur yaşamak.

Haz 5, 2014 - Defter    No Comments

sancı

kendimle konuşuyorum
bazen iki bazan üç beş kişi
aynı yön aynı cevapları veremiyor
bölücülük yapılıyor aklımda kendi zoruyla
zihnimin çobanı olamıyorum, öylece sakin
onca sözcük fırlıyor uçsuzluğa
onca köpük, yün olur bunlardan
başkasını üşütmez becerdiğinde
onca sözcük fırlıyor uçsuzluğa
geri dönmesini beklemiyorum
ama döner hesap sormaz gider
sonra birine saplanmak ister, aman
iletişmek nasıl korkunç, saf kaygı
cümleyi kuranın başkası olması
diken üstünde, saf tedirginlik
öyle korkunç ki;
iç savaşıma dokundurmuyorum
sadece silah satıyorlar üç beşime.

sancı,
sancı tam göğsümde
yerini gösterebilirim, göremem
röntgende temiz çıksa da ciğerim
içimi bir tek ben biliyorum, emin
sancı,
kabullendiriyor sadece, sırf ciğerim
bir nefes daha doğurabilecek diye
kabullendiriyor sadece, sırf ciğerim
kabulleniyorum, kimyadan ötesizliği.

bir ara dine niyetleniyorum bir banyoda
hayat sevmekle hafifliyor’a dönüyorum
hafifliyor sevişmekle, bir yol buluyorum
gel sevgilim abdestimi bozalım.

May 17, 2014 - Defter    No Comments

anlara teslim olmak

çoğu an ölümden korkmamla geçiyordu
tek birgün yaşama sevinci içindeyken

çünkü hergün sancıyla süremiyordu

korkunun salındığı zaman denen akışı
mut ile his etmiyorsam tepkimesiz
zaten ölümü öldüğümü duyar gibi oldum
yani
an benimse
ben anımsa

birliktelikler ise ölüyorsa tek tarafsız
saçmaladığımı uyandım gecesiz güneşsiz
çünkü hergün saat diliminden bağımsızdı

o anların ölüm olduğunu
anlamak için özellikle yaşamadım
bir anı hatırladım
unutmuş gibi yaptığım
aşk üzerine ya da bir danstı
kelimelerin beline vurduğumuz
bellerimizin rekortmen olduğu

çoğu an ölümden korkmamla geçecek
her birgün yaşama sevinci içindeyken

çünkü birgün farketmek geliyordu.

May 16, 2014 - Defter    No Comments

yarım şiir

kalbime de sığdıramadım
dünya içime sıkıntı kaldı
biraz uyumak istiyorum
şimdi biraz uyuyorum.

May 16, 2014 - Defter    No Comments

çıkmıyor hiç

ben
anneme bakıyordum
güvendeydim yani.
ben anneme bakarken
tekrar sordum korktuğumu
tekrar manasız
kısaca saçma
bu bedeninin gözlerinde
dışarıya bakan ölecek mi yani
bu domatesi hisseden, yumurtaya tapan
bitecekmi yani, ya da devamı varsa
deliriyordum burada
anneme bakıyordum
o dizi izliyordu
güvendeydim yani
ben.

May 16, 2014 - Defter    No Comments

basit

kendime ağlıyorum
nasıl samimiyim en iyi sen bilirsin.

emin ol bilirsin biraz aklın olsa
annem kim, yanındayım
siz kimsiniz saçma sapan
burada ne yapıyoruz
anlar gibi olup ağlıyorum
siz hiç anlamıyorsunuz
önünüzde bir adım var
kaçıp hayvandan fark bırakmıyorsunuz
yüz yüze gelince öleceksiniz sanıyorsunuz
yok zaten ölüm gelecek; siz kaybolmaktan
çok eksik yaşadığınızdan, şüphelerinizden
bu kadar kızıp bu kadar kaçıyorsunuz
hiçbir dine inanmıyorsunuz
bir tanesi için öldürüyorsunuz
dua ettiğiniz bir yokluk bilip de
yokluğunuza panikliyorsunuz
az yaşamayı kabul edip
isyansızlığa
fedasızlığa
özverisizliğe
her şeyi bile bile
kendine kızmaya
yeni bahaneler bulup
yarın boyuyorsunuz
hepsinin büsbütün
koskocaman
apaçık yalanlar olduğunu
bilerek
isteyerek
ölüm en iyi olasılıkla
yaşadaklarınızı sonsuz defa
göreceğiniz bir zihin dalgası
bunu çok iyi bilip bundan
korkuyorsunuz
vicdandan kaçıyorsunuz yani
belanızı kendiniz vereceksiniz
siz en çok kendinizden korkuyorsunuz
beyninde hapsolan
mutlak kötülüğünüzden
allah belanızı versin dediğimde
en allah her biriniz olduğu için
kendi belanızı verdiğinizden
çok korkuyorsunuz

size şahit olduğum için
öldüğümde zihnimde
yer bulacağınız için

kendime ağlıyorum
nasıl samimiyim en iyi sen bilirsin.

May 1, 2014 - Defter    No Comments

esmer tanrılar

dün gece sana evlenmeyi teklif ettim
üst üste üç kere evet dedim sonra
yarı çıplaktım ve gözlerine bastırıyordum
tam tamına kara delik saydığım gözlerimizle
emindim bu sefer bu ölümün başlangıcıydı
yoksa ayna dahil anlamak tüm yok oluşları
sabahla açıklamak sığ bir yerde balıklamaktı
oysa en güzel düş boynundan akardı yukarıya
bir hazzın yayılış noktası olağandan fazlaysa ve
aşktan başka bir şey kullanmıyorsan o sıralar
yaydığı mutluluğun ilahi bir sonu elbet olmalı
güneşi tanımadık ama esmer ötesiydik
güzelliğimiz burada uzanıyordu
çırılçıplaktın ve pi’lerime saldırıyordun
hadi atletimi de çıkartalım yine de bitmiyordu
sayılarım, atom halt eltmiş pi kadar kaygısızız
ölüm cennetten ibaretti el ele kavuştuğumuz
ya allaha, tanrıya ya bu anlara sığınacaktık elbet
gerçek olanı tercih etmemiz bizim güzelliğimizdi
en azından korkmadan var kıldık bedenleri
bedenleri var etmenin korku olduğu şeylerden
allah var olaydı beyaz olurdu, esmerler ne kadar güzeldi
dün gece sana üç kere evlenme teklifi ettim

kabul ettim, kabul ettim, kabul ettim.
Sayfalar:«1234567...17»