Archive from Aralık, 2013
Ara 28, 2013 - Defter    No Comments

biri günaydın diyecek

ilk kalkan uyandırsın
dedik birbirimize
öpüştük
iyi geceler diledik
sanki bile bile bir an
yetersiz kaldı
yanaklarımız sımsıkı
yine öpüştük

uyuduk
uyuyorduk
çok fazla rüya gördük
sonra gördüklerimiz
başa dönmeye başladı
başlar sona, sonlar acıya
bütün yastıkları
korku sarmıştı

hala uyuyoruz
birimizin kalkması lazım
çünkü bile geçe her an
yetersiz kalacak

biri hiç uyanmayacak.

Ara 27, 2013 - Defter    No Comments

cennetin başka bir formu

şöyle tanıdık bir sahilin bildik bir bankına otursan

çünkü bu rüyalarda tek tanıdık sensin
bilemiyor insan nereye gidecek
üstelik uyanıyor çünkü akşam oluyor.
oysa tanıdık bir denizin bildik bir balığını yesek
çünkü bu akıntıda tek arzu sensin
yeşeriyor insan yaşamayı bilerek
üstelik doğuyor çünkü sabah oluyor.
Ara 27, 2013 - Defter    No Comments

cennet dediğin bir günde kaybedilmez

başka bir şey anlatmak için sana
oturuyorum daha hiç dökülmediklerimi
şöyle yaza okuya sile düzelte bakma niyetiyle
bambaşka bir şey söylemek için sana
aslında sana yüzünü avuçlarım içinde
buruşturarak kavuşmak, yine yine
yüzünde emin olup olup, bu sımsıkılık
sana böyle özlem anlatmak isterdim ama
böyle en samimi gerçekler rüyalarda vuruyor
uyanmanı bekliyor bir de esas vuruş için
dur bu sefer anlatacağım sana yüzünü,
yüzünü nasıl özlediğimi
yüzünün kaybolmadığını
oysa yüzler kaybolurdu, yüzleri uydururduk
yüzün uydurulmayacak kadar gerçek
baksana ellerim yüzünü severek buruşturuyor
hiçbir çizgisi hiçbir kıvrımı şaşmıyor eminim
beynimin eteğinden neler neler dökülüyoruz

estetik diyelim canlanan bütün görsele
gerçekten diyelim ki estetikti derdim
çok güzel kadınlar, çok güzel adamlar var
ikimiz de farkediyoruz her gün önümüzü
her gün farket farketme gözümüze sunuluyor
yüzümüze söyleyemezdik evet devrim ya da darbe
olurdu ilişki dediğimiz bildiğin vize gereken duvarda
bizi öldürmeye çalışan yarattığımız sınırlardı elbette
tam da burada işte demem gerekiyor neyin sınırıydı ki
gerçekten diyelim ki estetikti derdimiz
hala çok güzel o kadınlar, hala çok güzel o adamlar
bir nefes üstünde güzelsen hala açık gözümde, kapalı gözümde
bunca sunulan bedeni değil de bir tek seni aramak neden o zaman
baksana ellerim yüzünü severek buruşturuyor
hiçbir çizgisi hiçbir kıvrımı şaşmıyor eminim

beklentilerimiz bizi mahvetti’ye sığınabilirdim de
bende yaratılmış olan senin kendini yoksun hissettiğin
ah o canımı iki biletle süsleyen ah canımı bedene bağlayan
övgülerimi yuttuğum yeteneklerine, hatta gelmediğim sergine,
beğenmediğimi yalan söylediğim çorabına, güzel müziğine
ah o canımı iki cümleyle asıp kesen, ah canımı yatağa bağlayan
ürettiğim ne varsa, hazırladığım onca her öğünde mumu olan
görmezden geldiğin apaçık aşka, hatta nefrete çevirdiğin
benim sende yaratılmış olmam ve sonra yok hissettiğim
bunların dışında sadece kötü huylardan
sende geç diye panik olduğum huylarından
özellikle daha ağırı benim kötü huylarımdan
beklentilerimiz bizi mahvetmekten ziyade
aşktan doğacak bir çocuğun geleceği üstünedir
geçmiş burada kutsanmıştır.

yalnızlıktan korkmaya, başkasına gereklilik duymaya
süregelen her birliktelikte isim takıp avunabilirdik
şöyleki ben sadece bu avuntuyla her şeyi unutabilirdim
dilim seni parçalamaya çalışırken gerçeğin temelini atmış
nefretle aşk arasındaki mesafe ne ki sen hiç ayrımsamadan
yeni adamın her sabahında yeni adamın her gecesinde
sen hiç beni anmamış olsan da gözlerinde ne gördü adam
gözlerinde beni, sözlerinde beni, düşlerinde kısmen ben dahi
o güzel adam da her şeyi yapardı senin için ama gözlerinde
belki her zamankinden daha gerçek sevdiğim yüzünde
aldanma, avuntum değil oraya sinebilmiş olmam
çünkü ne gördü kadın gözlerimde üstelik ben de anlattım
gözümde sözümde düşümde görebilecek değildi zaten
ben nasıl seni düşünüyorum diye uyumayı bırakıp
sızdığımda ise yine seni görüyorum diye mutlu
halimde halimle bıraktı beni, avunma bana sinmiş olman
seninle benimle ilgili değil, doğruymuş bütün geçen bir yıl

başka bir şey anlatmak için sana
ben değişik bir korkağım öyle bayağı değişik
sana sahip olmayı isteyecek kadar cesur ama
seni bir gram paylaşma riski almayan korkak
bu sana verdiğim değerin kendiminkinden çok fazlası
hem senin hem kendimin hayatını zehredecek kadar
özgüvenle falan da ilgisi yok bak bu gerçek baba hissi
hangi ormanın hangi kralı olabilirim ki çimenler arasında
tam şimdi anlatmak istediğimi söyleyebilirim o da bir dize
zaten
yüzünü bir kere daha avuçlarımda tutacaksam
göğsüm delik deşik olsun, dilim delik deşik
sen çocuğumun annesinden önce
benim hayatımdın şimdi anladım
şöyle yaza okuya sile düzelte bakma niyetiyle

yüzün gerçek olsun avuçlarımda
yoksa uyanmak uyumak birbirine karışıyor
aşk alacağımız son risk olacak, olsun
nerdeyim nerdesin bildiğimizden.

aslında bildiğin bir şeyi
anlatmak için sana.

Ara 26, 2013 - Defter    No Comments

şahidi var hala

salona bir seferde uyku saçarak
beni rüyaya götürmeye gel hayat
sıfatın ne güzel sorumluluk
değiliz yalnız

hayat dediğime bakma canım sevgilim
sen çok daha güzelsin

şöyle bir çıkıp gelsen bir kapıdan
o sırada hangi hayalim kimbilir
bağırıp çağırıyorum gibi gözükür
kolumdan tut götür
nolur ellerime biraz yakın plan
yalnız değiliz

sen hala sahip, hayatsın
şimdi güzel demeliyiz her şeylere
sen birden gel
sevincim çağ dönümü sanılır
bırak zincirle kara bitmek bilmez
şöyle bir çıkıp gelsen bir sokaktan

sen çok daha güzelsin
hayal ettiğime kanma canım sevgilim

Ara 6, 2013 - Defter    No Comments

her saniyenin değeri

sana anlatayım geldiğince
el gibi tuttuğun aklımdan
ve şimdiden söyleyeyim
duymak hiçbir şeye yaramayacak
belki de hepsi benim hasetim kardeşim
ya da sevgilim desem, ah birisine belki
annemcanımbabam da olur, nuh da.

durdukyere mutsuzluğunu ya da dersen
bende acıdan eser yok o zaman olacak
ya da durdukyere mutsuzluğumu, dersen
bende meraktan eser yok olsun yine de
sana anlatacağım bildiğimce
ve şimdiden söyleyeyim
bu bencil bir eylemdir
varlığıma iyi gelecek bütün sorgusu
ya da çatlıyordur ortada gizlenmekten
biraz durulur.

gücü bitmeyecek sanıp yokluğunda sefil olmak
babandan sana kalmış iyi yapsan da o meslek
iradenle deneylerle haz oyunlarıyla oynaşmak
birkaç dakika sürecek olan asansör yolculukları
tırnaklarını hırsa heba edip sırf emredebilmek
hayatını soramadan sana adamış kendi için biri
ben bunlardan çözümü iyi bilirim diyebildiğin
herkesin ölmüş diye herkesin üstüne basmak
ayrık olmayı sandığın ama benzemekten geçmek
doğru acının arayışında erken davranış ölüm
hiçbir şey üretmeden tüketmeden nedeni sormak
Bir kere var olmanın ağır bilinci
anneni babandan ya da hayattan korumak
kalakaldığın düne bugün can verme çaban dün
para ediyor diye benzetmelerle yazını donatmak
sende fazlası var diye pabuç satan teyzeye üzülmek
mutlu sanmak için bütün dilenciler diye başlayan cümleler
hedeflerim var diye çıplak kıldığın sevgili dediğin
yetenek diye adlandırdığın belki virtüözlüğün
inanmak için varsaydığın ama anlamak üzre dinlerin
hep başka bir şeye yansıtmaya çalıştığın doymazlığın
güneşle hareket etmelerin adaba ayak uydurmak
bir de karışmaların hiç anlamadığın çünkü başka hayatlar
onlarca hayatı kurtarıp sadece birinde kaybetmek
hitlerin hayatını kurtarıp sayısızcasına sebep olmak

bitmeyen emeklerinle hayatının özetini dedeye varmak

bir nevi torun okşamak
kravatına aşık olmak
esasen onaylanmak

(bu kıtada bütün dizelerin sonunda için vardır.)

(var olmadığını anlatmayacağım sana
çünkü biliyor olmalısın ki içinde kötü bir his var
hala.)

bunlar için, üstümüzde kalanlar için
bak hiç bir ses yok olmaz
hiç bir görüntü
hiç bir aşk
hiç bir haz bak yok olmaz
hiç bir ibadet yerini bulmamazlık yapmaz
hiç bir sarhoşluk sabaha anlamsız kalmaz.
hiç bir sen yok olmaz.
içini rahatlatıyorum, sana anlatıyorum
hiç bir sen gerçekten yok olmaz
ama bu iyi bir şey değil
ama kötü bir şey de değil
bedenden çıkar gidersin
yarattığın her dalgada devam
devam
edeceksin, ibadetin kadar.

beden sonsuzlukta sen dönerken
ne hissettiğini bilmene yarar
kendi sonsuzluğunu yaşarsın
yani sınırlı bu sürede
sınırdır bütün nefesinin kesildiği
anlayamadığın
sana anlattım işte
aklımın tuttuğu kadarını.

git şimdi güneylere.