Ara 27, 2013 - Defter    No Comments

cennet dediğin bir günde kaybedilmez

başka bir şey anlatmak için sana
oturuyorum daha hiç dökülmediklerimi
şöyle yaza okuya sile düzelte bakma niyetiyle
bambaşka bir şey söylemek için sana
aslında sana yüzünü avuçlarım içinde
buruşturarak kavuşmak, yine yine
yüzünde emin olup olup, bu sımsıkılık
sana böyle özlem anlatmak isterdim ama
böyle en samimi gerçekler rüyalarda vuruyor
uyanmanı bekliyor bir de esas vuruş için
dur bu sefer anlatacağım sana yüzünü,
yüzünü nasıl özlediğimi
yüzünün kaybolmadığını
oysa yüzler kaybolurdu, yüzleri uydururduk
yüzün uydurulmayacak kadar gerçek
baksana ellerim yüzünü severek buruşturuyor
hiçbir çizgisi hiçbir kıvrımı şaşmıyor eminim
beynimin eteğinden neler neler dökülüyoruz

estetik diyelim canlanan bütün görsele
gerçekten diyelim ki estetikti derdim
çok güzel kadınlar, çok güzel adamlar var
ikimiz de farkediyoruz her gün önümüzü
her gün farket farketme gözümüze sunuluyor
yüzümüze söyleyemezdik evet devrim ya da darbe
olurdu ilişki dediğimiz bildiğin vize gereken duvarda
bizi öldürmeye çalışan yarattığımız sınırlardı elbette
tam da burada işte demem gerekiyor neyin sınırıydı ki
gerçekten diyelim ki estetikti derdimiz
hala çok güzel o kadınlar, hala çok güzel o adamlar
bir nefes üstünde güzelsen hala açık gözümde, kapalı gözümde
bunca sunulan bedeni değil de bir tek seni aramak neden o zaman
baksana ellerim yüzünü severek buruşturuyor
hiçbir çizgisi hiçbir kıvrımı şaşmıyor eminim

beklentilerimiz bizi mahvetti’ye sığınabilirdim de
bende yaratılmış olan senin kendini yoksun hissettiğin
ah o canımı iki biletle süsleyen ah canımı bedene bağlayan
övgülerimi yuttuğum yeteneklerine, hatta gelmediğim sergine,
beğenmediğimi yalan söylediğim çorabına, güzel müziğine
ah o canımı iki cümleyle asıp kesen, ah canımı yatağa bağlayan
ürettiğim ne varsa, hazırladığım onca her öğünde mumu olan
görmezden geldiğin apaçık aşka, hatta nefrete çevirdiğin
benim sende yaratılmış olmam ve sonra yok hissettiğim
bunların dışında sadece kötü huylardan
sende geç diye panik olduğum huylarından
özellikle daha ağırı benim kötü huylarımdan
beklentilerimiz bizi mahvetmekten ziyade
aşktan doğacak bir çocuğun geleceği üstünedir
geçmiş burada kutsanmıştır.

yalnızlıktan korkmaya, başkasına gereklilik duymaya
süregelen her birliktelikte isim takıp avunabilirdik
şöyleki ben sadece bu avuntuyla her şeyi unutabilirdim
dilim seni parçalamaya çalışırken gerçeğin temelini atmış
nefretle aşk arasındaki mesafe ne ki sen hiç ayrımsamadan
yeni adamın her sabahında yeni adamın her gecesinde
sen hiç beni anmamış olsan da gözlerinde ne gördü adam
gözlerinde beni, sözlerinde beni, düşlerinde kısmen ben dahi
o güzel adam da her şeyi yapardı senin için ama gözlerinde
belki her zamankinden daha gerçek sevdiğim yüzünde
aldanma, avuntum değil oraya sinebilmiş olmam
çünkü ne gördü kadın gözlerimde üstelik ben de anlattım
gözümde sözümde düşümde görebilecek değildi zaten
ben nasıl seni düşünüyorum diye uyumayı bırakıp
sızdığımda ise yine seni görüyorum diye mutlu
halimde halimle bıraktı beni, avunma bana sinmiş olman
seninle benimle ilgili değil, doğruymuş bütün geçen bir yıl

başka bir şey anlatmak için sana
ben değişik bir korkağım öyle bayağı değişik
sana sahip olmayı isteyecek kadar cesur ama
seni bir gram paylaşma riski almayan korkak
bu sana verdiğim değerin kendiminkinden çok fazlası
hem senin hem kendimin hayatını zehredecek kadar
özgüvenle falan da ilgisi yok bak bu gerçek baba hissi
hangi ormanın hangi kralı olabilirim ki çimenler arasında
tam şimdi anlatmak istediğimi söyleyebilirim o da bir dize
zaten
yüzünü bir kere daha avuçlarımda tutacaksam
göğsüm delik deşik olsun, dilim delik deşik
sen çocuğumun annesinden önce
benim hayatımdın şimdi anladım
şöyle yaza okuya sile düzelte bakma niyetiyle

yüzün gerçek olsun avuçlarımda
yoksa uyanmak uyumak birbirine karışıyor
aşk alacağımız son risk olacak, olsun
nerdeyim nerdesin bildiğimizden.

aslında bildiğin bir şeyi
anlatmak için sana.

Got anything to say? Go ahead and leave a comment!