Archive from Eylül, 2013
Eyl 21, 2013 - Defter    No Comments

derdimiz var

uyuşturma kendini sana sesleniyorum
bize uyarıcı gerek erek erek
uyuşturma kendini sana sesleniyorum
yatmışım didaktikle lik lik
dert olmasın
beraber uyanalım dert bu.(olabilir)

şimdi devlet bize ne veriyor
bahsettiğinden çok uzaksın
baktığın anda anlarsın bebeğim
kızamayız birbirimize diktatörler.(traktörler)
en güzel küfürleri ürettirir bize çünkü.

şu an sıkıldım varoluş anlatmaktan
aşktan bahsedip uygulamaya geçesim
bununla beraber bir teokratın bacaklarını
öpmek, sevmek, okşamak, eteğini aniden
yukarılara çıkartıp aynı yerde ağzımı istiyorum
kimse kimseyi kıskanmazsa bir gelecek gün. (neden olmasın)
artık kimse’yi kullanmaktan vazgeçeceğim
o teokrat, dua yerine öpmeyi anlayacak

alışkanlık çok püsür ya da aşk diyelim
eskidiğini düşünen sevgili uçak sansın
gürültü alçaktan süzülünce gelir aslında
gel beraber asfalt da olsa yürüyelim 0’da
belki o zaman saymaya başlayabiliriz de:
biri ne olur atlayalım. ne olur? (2,3,4,22,7)

şu anda da bu konuları ayrı ayrı
anlatmaktan boğulmalara giriştim
beraber bağlayabiliriz bir kaşık
aşkla.

uyuşturma beni, uyuşturma kendini
gel uyuşalım aynı kocaman yatakta.

umut beni kışkırtıyor.(geliyoruz)

Eyl 15, 2013 - Defter    No Comments

basit

kimse kabul etmeyecek
biz yine devam edeceğiz
sevmek
göreceli değil ki
iyi vardır
kötü vardır
bak yine kimse
kabul etmeyecek

sevmek vardır
sevmek yoktur.

biz yine de güleceğiz.

Eyl 13, 2013 - Defter    No Comments

sınıf sınıf anlatacağım

nerede okumuşsun ne kadarmışsın
beni seni kıracak bunlar her olasılıkta
ah ben bu sınıfların ağzına kalayım
mezuniyet dediğin mutlak ölümdür
kutlama!

en aşağıda ne güzel şeyler oluyor
bilemezsiniz başınızı kaldırmadığınızdan

Eyl 13, 2013 - Defter    No Comments

bitmeyen

eteğini başıma geçirdiğinde anlarım,
alınganlığım kendini koruyan şımarık.

çorabını yırttığımda hazla yanımdan,
evinden koşarak çıkar bulmuşluğum.

kendimi bahis edebilirim bir an o an,
bana kutsal açılmış kabul şöleninde.

doruktaki titrek tek adını bağırdığında,
işte hepsini unutacağım sonra ve yine.

eteğini başıma geçirdiğinde anlarım,
şımarık kendini koruyan verişgenlik

çıkmak üzerine artık düşünmüyorum
içinden.

Eyl 8, 2013 - Defter    No Comments

yokuş

yolculuk var eskiye
her yeri yıkmışlar
acınmadan ağlatıldığın
evlerden birini
okulunda sınıfının olduğu
dökük binayı
tebeşirle kale yaptığınız
mezarlık duvarını
yıksınlar!
sen sanki başka
bir şey yaptın
ağlamadın bir daha
okulun falan bitti
futbolu da bıraktın
yıktın binlerce kez
kendini de ve gitgide
bir bütün oluyorsun
bir yokuş bu işte
çıkıyorsun güneşin
her yerden kızgın
kızgın yansımalarında
gölgeler olmuyor değil
hatta bazen patenleriyle
güzel elbiseli bir an
geçiyor yanından aşağı
yıka yıka varacaksın
bunun her yanı haz.

acele etme sakin sakin
bu yokuş kendine çıkıyor.

Eyl 6, 2013 - Defter    No Comments

kısa bir itiraf

bütün kesik uykular
durup durup benzer
eski bir aşkın inatçı
sencil varoluş savaşına

ben hala bütün şiirlerime
senden yola çıkıyorum.

                                      beldeme

Eyl 4, 2013 - Defter    No Comments

biraz da izin ver aşk seni dilesin

bir yıldız öldükçe sen
dilek tutacak kadar
korkaksın yalnızlıktan.
benim ağıdım var
ani ışık kayıplarında
doğal yaslar tutarım.

bir haz telaşıyla
sen yarınından
bugünler çalıyorsun
kesende kaç aşk
belki hiç kalmadı.
dört yanım umutla
ben yarınımdan
emekle besleniyorum
ceplerimde bin aşk
belki hep artacak.

bitiyorsun
başlıyorum

kaçtıkça yalnızlıktan
yıldızlar da tükenecek
sığınmalar sürdükçe
adamlara, kadınlara
kalplerden de geriye
bir eser kalmayacak.

bazen, öylece durup, yapayalnız, gökyüzüne baktığında, mutlu olabilmelisin.

Eyl 1, 2013 - Defter    No Comments

tutuşmak

konum seni paylaşmaktı

üstelik bir cevap arifesindeydim
bu bayram başlıkta kararsız kaldım.
mutlu olabildiğin her yere git
en çok burasıydı diyememekteyim
konum seni anlamaktı
az çok gülebildiğimizde
sevişmek konumumuzdan
konumuzdan
ötürü kaçınılmaz

bazı kelebekler ölmek bilmez
konduklarından.

Eyl 1, 2013 - Defter    No Comments

yaymalı bu aşkı

olduğun hali ararken

bulduğunu durmadan

uzaklıkları sevmelerle
açıklayabilirsin bir süreliğne
bak bu çocuk iyi suçlamalarla
kendini ipten alıyor her son dilekte
çünkü dolunay ya da yıldızın ölümü 
ve mumun sönüşü ile alkışlar
yaşamak kadar içten olamaz
nefesin hakkını veren insan
kendi dileğidir kendisi duadan
iletmekle başlamış düşünebilmek
tek derdimiz başkaları olmalı o hal
evrimin gerektirdiği bu gibi gibili
yetmeli içgüdüm zaten bana yarın
önce kaybetmeden kendini
istediğin halde bulamazdın
ben bir kaybetmeden kendimi
senin gibi bulamazdım.
insan paylaşmayı dilemeli.