Archive from Mart, 2012
Mar 18, 2012 - Defter    No Comments

direnç bir aradalıktır

beyaz kalbinin alamadığı;
ve zulüm olan her mantıksızı,
ve yasak koyan her düşmanı,
ve hep giden her kalanı,
en çok sakladığın yerde
zifte bulanır sandıkların.

ve 1;
yürüyordum sevilen caddelerde,
kaldırımları sınırlarıydı özgürlüğün,
arabalara çarpmak istiyordum.
köklü gölgeliklerinde caddenin,
ya yeşildi ya sarıydı  mevsimce,
çıplak bedenleri vardı upuzun,
bence sebepsiz budanan ağaçların.
artık tırmanılmıyor kaçarken güneşe.

ve 2;
anadilinde türkü söylemekti,
ıslık çalmak hala en büyük günahı,
yalnız kalanların gecelerini filme çeken,
boş salonlarda devrim gösterimlerinde,
uyuyakalmış makinistin yıpranmış rüyası.

ve 3;
anlaşılmak için öpüşüyordum.
her gideni bir şey biliyordu benden,
bazısı kaldığını bile unutup,
yer kaplıyordu siyahların arasında.
çünkü çok iyi anlıyordu dudakları,
beyaz kalbiyle alabildiği kadarı.

son köprüde düşünürken…

bütün bağlaçları sevmektir çözümü;
her nefesin anlamı olacaksa.
yolda devam duygusu,
bütün siyahı kapatır.
sen bir şey söylersin;
ben aşık olurum.
aşk senin boylarındadır,
belki daha uzun.

yolun tadı yan yanalıktır,
yüksel güneşlerime.
uyuyabilmek bir aradalıktır,
dinle ıslıklarımı.

Buğra Kavukçuoğlu                                                                           Ortaköy-2012

Mar 8, 2012 - Defter    No Comments

her gün daha çok

boğuluyorum seni her selde
unut artık buz yalnızlığını
gözlerin kapalı dursun, uyu
nefes uzaklığımda etin solusun
onun dışında zaten varsın.

zaman geçiyor daha büyüyorsun
daha gerçek oluyorsun sesimde
oysa burada her şey küçülüyor
bürünüyor daha yalandan tatlara
ekmekler, küp şekerler örneğin
vapurda artık plastik bardakta çaylar
sigara da içirmiyor laci ceketliler
içirtmiyor birileri yaşama dairleriyle.
ölelim ya da vazgeçelim için.

sen devam ediyorsun sanat olmaya
alt metinlerinde gizlenirken aşkı.

fotoğraf saklamayı sen öğretiyorsun
canım gibi bakıyorum renklerine
saçımız, kaşımız, yüzümüz siyah
ama ırkçılık yapıyor ayrılık inat
kalplerimiz durdukyere bombalanan
özür dilenmeyen kaderimiz yazana küskün
okumayı öylesine öğreniyor halkımız
çünkü saygıyı dualarında saklar onlar
sen devam et yine de bilmeden
bana şiir yazmayı öğretmeye
adın gibi sevdiğimden kelimeleri.

bir romandan çıkmadık biz hal bu ki
bir ağıta nasıl vardık bilmiyoruz
hiç fikrimiz yok varlığımız üstüne
düşünce sahibiyiz yine de şükür ki.
kimse ayrımsamıyor yalnızlığını
her aysonu bir arada ölüyorlar
suçtan sayıyorlar sen ruhumu
utanıyorum kapşonumla öylesine
sanki gözlerim çarpışıyor
ışıklar, gürültüler, sağnaklar
tufan dediğim bu işte.
fotoğrafa bakıyor sığınmalarım
yetmezliği küçüklüğünden, plastikten
dudağıma yapışıyor hala düşlerin
tutunuyorum seni her selde
hatırla artık çiçek dalını
gözlerin kapalı dursun, uyu
nefes uzaklığımda etin solusun
onun dışında zaten varsın.

her gün daha çok.

Buğra Kavukçuoğlu                                                                      2012-Moda

Mar 5, 2012 - Defter    No Comments

öleni özlemek daha kolaydır

öleni özlemek daha kolaydır

sokakta gece başına hapisken
yarına kalmayanı dert edersin
yarım kalana sırtını dönüp
yanında kimseyi görmediğinde.
öleni özlemek daha kolaydır
düşte bin hayal hayatla ilgili
seni yalan söyletirken banyoda
sesini kesemezsin bir jiletle
sevimsiz her yandır bunalmak.
öleni özlemek daha kolaydır
kanepende kemirdiğin aklın
çözüme hiç uğramadan saatleri
çölde güneşle kaybederken
çöküyordur üstüne çıkmazlık.
nefes alıyor mu geçtiğin
uyanıyor mu yollar
oralarda kokuyordur hala
çaresizlikte onu arandığın
konuşmalı andayken kimsesiz
adı ezandan uzun sürüyordur
beşten de fazla üstelik her gün.
gece sokakta hapistir bende
bin hayal düşerken ilgisiz hayata
kemirdiğim kanepenin sensiz yanıdır.
sonunda can gelince eşiğe
çözüm sen olmamalısın yarına
bilmeli çünkü insan
öleni özlemek daha kolaydır
öldürdüğünü özlemekten.
Buğra Kavukçuoğlu                                                                         2012-Moda
Mar 2, 2012 - Defter    No Comments

bir ve iki

yaşamak masalla başlar bir mucizede
-olan en güzel tenle içi beyaz-
intiharlarla birikir öykü
gök sayesinde, ağaç sayesinde, savaş sayesinde
devam etmenin arzusuz zorunluluğu.

masal hiç bitmez ölümlü yaşamda bile
-yüzü en güzel bencelerle saçı siyah-
kendini hep doğurur destan
aşk yüzünden, hak yüzünden, barış yüzünden
gitmenin arkaya yarı-dönük yürüyüşü.

çocuk insandan ayrı
aşk diğerlerinden.

ve dünyada acımadan kimse
savaş barışı özletirken
barış sadece can sıkıyor.

Buğra Kavukçuoğlu                                                                  2012-Moda