Nis 20, 2013 - Defter    No Comments

serpilme karanlığa

bembeyaz duruyordu masada
şeffaflığı bozulmuş olduğundan
suya da bozulmuş olan.

öfkeli rakının karşısında
gücünü kaybetmiş olduğundan
doğasını da kaybetmiş olan.

kadehe bakıp sökerken
bir bulantı geldi
hiç okumamıştı.

ben hala eski benim
ben yalnız kaldım
düşlerindeyken beyaza dalmış
ayrımsamadı
her geçen günün
bir hayat olduğunu.

bembeyaz duruyordu masada
ama şimdi daha yarımdı
hep daha yarım kalan.

öfkeli kadının karşısında
yalan söylemeye başladı
ben ilacınım diyen.

tacını çaldırmış kraliçeye
siyah niyetlerle bakarken
hep aynıydı.

kaybedeni geçmişte yaşatırım
ben yalnız kalmayayım diye
sabahlarında yoksa canını sıkmış
ayrımsadı
her geçen günün
dudaklarında yaşamını bulduğuna.

geçmiş seni kandırdı
sen karanlığa umut verdin
hem de ellisinde bir kadın
hem de kalabalığı reddeden
oysa yalnızlıktan korkan.

bembeyaz duruyordu masada
istifini bozmadı
sessiz sessiz dinledi
öldürürken düşeni gizlice.

bağırarak sarsıyordu masayı
istif oldu sardelye mezesinde
bağıra bağıra sustu
öldürürken kendini apaçık.

maalesef hepimizin içinde.

Buğra Kavukçuoğlu

Got anything to say? Go ahead and leave a comment!