Nis 4, 2012 - Defter    No Comments

özlenen bir aradalıktır

ne evlerdi yaşadıklarımız hepsi
dökülürdü ya ödenmezdi suyu
ya zemin kattaydık elektriksiz.
gelirdi üst komşu albay dede
o sevişmeleri şikayet ederdi
huzursuz gecelerinden yakınarak.
çok evlerdi dönemlerin başı sonu
doğrusu güzel sevişirdik
örneğin kapı tam kapanmazdı
korkulan sokağın gece halinde
biz zaten yalnız kalamazdık.

çok büyüktü kimi zengindi birden
sonradan sarışın semtlerin
hafifmeşrep kabulcü caddesinde
bizim de kaybolacağımız elbet
kirası bile çok maaş olan evde
sevemediğim bir yasak duvarda
olduğu yerden saat hatırlatırdı
ne kadardır sevişmedik tik tak
anlatırdı geniş koridorunda ev
yalnızlığı büyüten sadece.

ne sokaklardı sabahlara kadar
yolları baharda yeşillenirdi
çünkü asfalta bulaşmadı Arnavutlar
su hiç basmadı zemin katımızı
zaten henüz çiselese soyunurduk
sivil gezerdik onca sarhoşlukla
sesimizin güzel olduğu çok çıktığı
yuvarladığımız sözlerle şarkılarda.
bazı akşamlar polis hiç yoktu
çalardık dudaklarımızı özgürce
ah bir de doyabilseydik buna
biz hiç korkmazdık.

caddeler öyle genişledi ki birden
vitrinlere sığındı yalnızlık insanı
takvime bakınca bahar geldi diyorduk
bu binalar ne kadar gölge şimdi
ya aşkı kaybetmeye çıkmışlar
ya bulmamakla uğraş içindeler
güneşi; korktukları sokaklara terkeden
hırslı rüyalarını gerçekleştiren mutsuzlar.

ne hayatlardı öldürülen günbegün
biz yaşadık evlerini, sokaklarını
seviştik hepsinde bağırarak, susarak
kilerde saklanan mutluluklar yarattık
bugünleri bile bile, durmadan yaşadık.
özlemesi dahi yetiyorsa şimdiden yarına
sen sadece gittin
kimseyi öldürmeden.

Buğra Kavukçuoğlu                                                                            Ortaköy-2012

Got anything to say? Go ahead and leave a comment!