Ara 13, 2011 - Defter    No Comments

hayata kibar kalmak

sevgi asılıydı duvarımda
bakışırdık konuşurduk
hayal kurmayı ondan öğrendim
temiz yataklarda, güzel yemeklerle
büyürdüm şefkatli saçlarımla
sokakta çocuk dayakları
anlatmaya çalışırdı başından
sokakta çocuk elleri
toplardı çiçekleri zamansız
akşam olurdu mutluya dönerdim
kalabalık salonlarda içilirdi
en demli çaylar huzurla
saati gelirdi uyumaya giderdim
sevgi asılıydı duvarımda
iyi geceler dilerdik birbirimize
rüyalarıma dokunamazdı sokaklar
temiz önlüklerle güzel okullarda
büyürdüm isteksiz kalbimle
ders aralarında çocuk dayakları
anlatmaya çalışırdı başından
okulda çocuk gözleri
bakardı evinden sevgisiz
akşam olurdu özgüre dönerdim
koridorda koşardım durmadan
kalabalık ailelerde sevilirdi
oğlan saçından yanağından
arınırdım günden uyumaya giderdim
sevgi asılıydı duvarımda
iyi nedenler sunardık kendimize

sen nasıl büyüdün bilmezdim
duvarında kim asılıydı
nasıl dinlerdi hayallerini
gündüz yanar mıydı etin
akşam batar mıydı güneşin
büyüdün mü bilmezdim
siyah beyaz bir tarzımız vardı
onca renge rağmen
onca sevgiye nefrete yordum
beyaz yanını sevdim
bir ağaç yetiyordu ağlamana
yüzünü toprağa adamış kadın
ellerinde gökyüzü tohumları
yağardın fidelerin üstüne
siyah yanını sevdim;
bir taş yetiyordu nefretine,
gündüzüm gibi çocukluğumda,
gözlerinde gerçeklik korkusu
yürüyordun düşlerin üstüne.

benzerdi dudaklarımız birbirine
teninde adım asılıydı
bakışırdık konuşurduk
anlamaya başlardık o zaman
sonra daha iyi anlamaya
tabutçu sevinmezdi doğuma
ebe ağlamazdı ölüme
hayat bizimle büyürdü
ama ölmez sürerdi
sevdiğimiz kızdığımız ya da
tanımadığımız bedenlerde

Buğra Kavukçuoğlu                                                                     Ortaköy-2011

Got anything to say? Go ahead and leave a comment!