Ara 7, 2014 - Defter    No Comments

bu renk kendini bulacak

bir orospunun kızıyım belki biraz oğlu
sizden utanmalarım buradan su bulur
dedem bir taş bulur çocuk parkının kıyısında
tebeşir
üç beyaz üç siyah taş daha üçü bende üçü onda
parkın beton kıyısı oyun tahtası olur aklanarak
hiç bilerek yenilmez genelde yener çünkü böyle
çünkü böyle böyle, çünkü öğretilmez öğrenilir

sonra gökyüzünden bize bakanları hissettim
bu daha yüksekteki elmayı sevdirdi, uzaklaştırdı
o yıllar olan zamana dedim ki bir andı farketmediğim
bak nasıl görece çünkü yoğunluk hatırayla çarpılırdı
telaş, şüphe, ayşe, şaklaban, şiddet, şike, şart, ayyaş
bana aitti, ben dediğime bakma artık bizden bahsettiğimi
her vitrinde, her kendini koyduğun, ya da satın aldığın
her vitrinde, yani karşısında ya da içinde iken biliyorsun
ayrıca ben seni ikna edemem, dediğimde samimiydim
çünkü böyle böyle, çünkü öğretilmez öğrenilir
sert düştüğünde en kötü olasılık toprak havalanır
sen eninde sonunda toprağı havalandırıp can katarsın
deden de öyle olmadı mı? hani parkın betonunu
bak beyazı alet ediyor oyunu bir çocuğa anlatırken
gökyüzü sana bakarken nasıl kullanmasın dedeni?

bu kadar renk çarparken birbirine üç ana üç ara üçü sizde
sevme inadı
ben bir taşı hatırlarım üstü başı gökkuşağı çırılçıplak
yağmurunuzdan güneşim sadece kırılmalar bulur
ve renkleri orospular taşır, utanmak sizin azlığınız.

ben bir orospuyum çok seveceğim ardımı
belki kızım olur belki oğlum
bu renk kendini bulacak.

Got anything to say? Go ahead and leave a comment!