geç olmaz umut etmeye

düşe kalka eğlenmekti oyunun,
sevdiğin her sabahtan birinde,
bulutlar senin için toplandı,
sokaklara damladı saygıyla yağmur,
öylece uyanıp koştun masalla,
ardında sırtından büyüktü,
pencerede dururdu sevgi,
güzel düşleyen annenin gözlerinde.

nereden çıktı hayat seneler sonra,
karşısında çok ufak kaldın,
kocaman düşlerin yanında üstelik,
kaşlarındaki ürkeklik o günden ;
yüreği korktu uçan bir halının,
        sihirli bir lambanın,
                  kırmızı bir elmanın,
                      beyaz bir atın ve devlerin.
kahramanlarını ardında bıraktın,
ışık geceye gerek diye sövdüğünden.

pazartesilerle tanıştın o zaman,
ayrılık hissini o gün yakıştırdın,
günlerin başlamasıyla bitmesine,
yatakhane gibi soğuk kalplerden,
unutmaya başladın eski yarınlarını,
oyun falan da bırakmadılar,
sonunda seve seve ağladın sokağı.
oysa orada hiç yağmur yoktu,
bir iki dünya yarattın insanlığa.
babetlerin ıslaktır hala annenin düşlerinde.

Buğra Kavukçuoğlu                                                             Ortaköy-2011

Yayım tarihi
Defter olarak sınıflandırılmış

yol

ölüm var diye hüzünlüsün;
daha kimsen ölmese de.

Buğra Kavukçuoğlu                                            

Yayım tarihi
Defter olarak sınıflandırılmış

tanrı bu nasıl bir ölüm

ötedeydi yaratılabilenden.
toprak değildi bedeni, ateş değildi.
çığlığını yalnızlık duyarken,
her gece ve her sabah.
gizini bir bana söyledi;
ya da ben gördüm bakışında.

ötedeydi yaratılabilenden.

su değildi ruhu, şarap değildi.

düşlerini hayat bitirirken,
her gece ve her sabah.
adını bir bana söyledi;
ya da ben duydum başucunda.

yok ettiğimiz ne varsa özledi;
yarın, umut, ışık, aşk ve gülüş.
bütün gece sayıkladı,
bütün sabah dinledim.
sonra uyanmadı;
ya da biz hiç uyumadık.

toprak oldu teni, ateş oldu.
utançtan dokunamadık.
su oldu nefesi, şarap oldu.
korkudan boğulamadık.

Buğra Kavukçuoğlu                                                                             Kırmızı Sokak-2011

Yayım tarihi
Defter olarak sınıflandırılmış

yarın mis kokuyor

yarını dilerken güneşten,
senle konuşuyor ellerim.
yüzüme sürüyorum tenini,
kabul görüyor rüyalarım.

gözlerin ışığı sızıyor,
içimi görüyorum, sakin;
doğuyor orada gün,
bitmeyen gecenin sonunda.
aşk kahvaltı yapıyor;
dudakları çatlamış, kurak,
içiyor tüm korkularımı.
saçların sarıyor umudu,
koynumda koktuğu gibi.

Buğra Kavukçuoğlu                                                                         Kırmızı Sokak-2011

Yayım tarihi
Defter olarak sınıflandırılmış

doğa aşka umut

sahil bekledi denizi
herkes gidene kadar
birçok öğrenci, bir iki yalnız, bir kantinci
birkaç yaşam, bir iki ölüm, bir güneş
rüzgar kayıtsız kalamadı dokunuşa;
esti.
fırtına dedikleri o günden kalandı
yaşanmış en güzel sevişti bütün gece
birçok koku, bir iki ses, bir kalp
birkaç nefes, bir iki beyaz, bir kadın
rüzgar ufuklara taşıdı aşkı.
yıldız bekledi ufku
herkes gidene kadar
birçok memur, bir iki sarhoş, bir garson
birkaç yaşam, bir iki ölüm, bir güneş
bulut kayıtsız kalamadı gözlere;
çekildi.
sessizlik dedikleri o günden kalandı
görülmüş en uzun bakıştı bütün gece
birçok ışık, bir iki kadeh, bir el
birkaç dilek, bir iki söz, bir adam
bulut uzaklara yağdı aşkı.
liman bekledi tekneyi
herkes gidene kadar
birçok balıkçı, bir iki serseri, bir meyhaneci
birkaç yaşam, bir iki ölüm, bir güneş
deniz kayıtsız kalamadı kollara;
köpürdü.
beyaz gece dedikleri o günden kalandı.
dinlenmiş en sıcak sarılıştı bütün gece
birçok balık, bir iki şişe, bir kucak
birkaç yosun, bir iki küfür, bir çift
deniz sahile vurdu aşkı.
çünkü sahil bekledi denizi.
Buğra Kavukçuoğlu                                                                    Kırmızı Sokak-2011
Yayım tarihi
Defter olarak sınıflandırılmış

duanın bencil hali

dilediğim her şeyin ardında,
dilediğim bir şey daha.
uğruna her şeyi dilediğim,
uğruna direndiğim.

melek haram adama,
melek bir parçası havanın.
kolları bütünü sarar,
kolları sıcaktan ötede.

sözümü kesiyor kopuk sayfa,
dilek özgürlüğü çalıyor.
eksik kılıyor bütünü,
iki dünya fazla diye güneşe;
üşüyor birimiz gün aşırı.(ama)
melek de üşür ısıtamazsa.

dilek:
çalın kanatlarını,
uçamasın artık uzağa.

Buğra Kavukçuoğlu                                                                       Moda-2011

Yayım tarihi
Defter olarak sınıflandırılmış

anlamıyorum

unutulmayan her aşk,

yaratılmış bir eserdir;
sonsuza dek dokunuş anlatan.
anılarımız, anı olacaklara
mutlaka değerli
aynı uzaklıkta.
aysel de gitmiyor
dert, kapatıyor yolları;
kırmızı karlarla.
dün, serpiyor yollara;
siyah karlarla.
müjgan da bensiz ağlıyor.
kalanıma bakıyorum
kör oluyor gözlerim
hiç olmamışım gibi.
öyle ortası ki burası,
sapmak istiyor ölüme
en insan oğlu.
unutulmuş her aşk,
öylesine bir cesettir;
ölene dek anlatamayan.
yanında buz gibi yokluk uyur,
sen kimse yok sanırsın.
kış bundan sevilmez.
şarkıcı seni yorumluyor,
şair seni yazıyor,
şaklaban sana ağlıyor.
ben;
kokmuş bir anıtın yanında
bakıyorum.
Buğra Kavukçuoğlu                                                                    Moda-2011
Yayım tarihi
Defter olarak sınıflandırılmış

koru

dibe çeken ıslak toprağı,
betimle ısrarlı sarhoşa,
batarken.
parayı göğe koyan adama,
af dile yıldızlardan.
bağır.


meleğim; masal ömrü boyunca;
düşer saçından aklıma;
siyahlıkta, duruşta.
anısı korur bataklıktan.
öfkelenir sesimle, düşümle.
her belirdiğinde eşikte; onca işlek
ardında çalıştığım kapılarda.
her saç siyah, her duruş zarif.
benzer.


içimde dua çiçeği geceye inat eder,
ben seni anlattığımda kendimi anlarım.








Buğra Kavukçuoğlu                                                                       kırmızı-2011

Yayım tarihi
Defter olarak sınıflandırılmış

el

ellerim kanıyor dedi

ellerim yok gibi acıyor
ellerim kırmızı acıyor
ellerime bak, kanıyor.
tuttum gözlerine kadar tenini.
çorba içtik umutsuzluğa karşı.
birimiz beğenmedik aynada,
duruşunu yanında yanımızın.
diğerimiz sustuk şarap önünde,
ayrılığa dair şarkılara.
kimimiz öldü.
ellerine baktım, çok güzeldi.
Buğra Kavukçuoğlu                                                                     Ortaköy-2011
Yayım tarihi
Defter olarak sınıflandırılmış

seni özleme alışkanlığı

tebessüm olmuş yüzle uğurladım,

tenhalık oyalayan konuklarımı.
güzel ikramların güzel elleriydim ben;
ama kimse kalmadı hemenden fazla.
yalnızla herkesin arasında kapandı kapı,
başladı seni özleme alışkanlığım.
bir kedi severdim, oracıkta ölmüştü.
sarıldım kahveleşmiş tabutlara
dualarım bana, ölüye, sese.
ama en çok kulaklara yalvardım,
tanrı dönüp bakmadı göz ucuyla,
başladı seni özleme alışkanlığım.
yaşamadığımız bir hatıra geldi aklıma,
boş bir sayfayı daha yırttım hayattan.
ağaç öldü böylece, güneş kavurdu dünü
ama serin sevişmelerimiz varmış tarihte,
gün ışığına çıktı; şiirli, masallı şarkıda.
başladı seni özleme alışkanlığım.
teninin hükmü var içime
gözleri olmayan evi ısıttı,
hiç kalmadan gittiğinden.
teninin hükmü var içime
pencerelerinden evi soğuttu,
hiç gelmeden kaldığından.
üşüdüm o evde
başladı seni özleme alışkanlığım.
Buğra Kavukçuoğlu                                                                Kırmızı Sokak-2011
Yayım tarihi
Defter olarak sınıflandırılmış