Archive from Ağustos, 2013
Ağu 31, 2013 - Defter    No Comments

böyle böyle

yaşamın her zaman diliminde hatta
yaşayanların bütün ortaklıklarında
nerdeyse hiç kullanmadık kalabalığı
uyumsuz huyları böyle doğurduk

gözlerimizi böyle

burnumuzu böyle

dilimizi böyle

kulaklarımızı böyle

ellerimizi böyle

kuruttuk çünkü tekiz sandık

kalbimizi henüz değil

şimdi renklerden de korkarsın
merhabalardan da insancık
bu mutsuzluğun birarada sızılıktan

gel yanıma
ben de gideceğim yanlarına
çünkü olmalıyız yan yana
gerekirse önce yana yana

fikrimizi böyle

keyfimizi böyle

tadımızı böyle

algımızı böyle

hazzımızı böyle

yeniden doğuracağız çünkü

kalbimizi henüz değil.

Ağu 31, 2013 - Defter    No Comments

süreç

devletin ölen üvey evlatları
özümüzden doğmaya çalışıyor
sancı bu yüzden korkma diren
fikirler kuşanıp taramalı halde
bir bebek öç alacak
hissinde mucizeler
evrimsel kanunlarla
umarım bir gün mağara
bizi geri kabul edecek.

kalabalık bir mutluluğun
kendi halinde özgürlükle
güzel bakan işçileri olacağız
umudu durmadan katlayan
renklere muhtaçlığımız sayesinde
ışığa bağlılığımız sürecek
karanlık varlığını güneşe borçludur
ateşten yaratılmamış olduğu halde
bu inat da çocukçadır
öğretebiliriz.

sen her savaştığında
bebekler doğacaktır tekrar
asla kazanamayacaksın
ölen evladın üvey devleti.

Ağu 30, 2013 - Defter    No Comments

akça

bir ses doğar kulağına
sütler taşar küpe yerlerinden
büyütüp büyütüp duymak istersin
müzik tanrıyı yerle bir eder
sen bizi göklere eş kılıyorsun

yaşamak kavgaya değer
bu direncini çıplak sesle
kalbimin odacıklarında bir başıma
hep dişsiz halimle muhtaç
ben seni barışa yol görüyorum
gülebiliyorum umursamadan

çocukluğun yok mu ah o
bu kadar benzer kılan
iyi hali çok olan insanlığımızla
yolunu hep güzelliklerle süsleyecek
beslendikçe devrim oluruz bu sütten
bir ses doğar kulağına
iyi ki doğmuş.

Ağu 30, 2013 - Defter    No Comments

çabucak ve sürekli

saçın düşman yerçekimine
doğrudan kalbime kıvrılıyor
sana sıkı sıkı tutunuyorum
uzun kalalım mı gökyüzünde
önce aşk geliyor ama sonra
alışmalıyız

bileğin arkadaş gözlerime
incelikli incelikli gülüyor
bana ışık ışık yayılıyorsun
karanlığı yenelim mi dudağımda
birazdan  ülkemde savaş çıkar
sevişmeliyiz

Ağu 27, 2013 - Defter    No Comments

maviye yürürken durmayı anlamak

denizin ortasında dağlar düşün

işte orada bir yokuştan
aşağı sen
indikçe yavaşlarsın
ben dururum
denize saygı duyuyorsam
sırf sevdiğimden.

yine de hesaplaşma değil
birazdan anlayacağız.

gezegenler yorgunluğu arasında
geçecek olan bir güç haliyiz
şimdi varımı neye yorduğum değil
yokumdan dert yanmam ayıp
anlamamaış gibi davranmak
sadece imkan şımarıklığı çocukta
bazısı kadın bazısı erkek hepsi çocuk
yanağından aklından sevilir çocuk
korkak sandığın o küçük aklın
allah inancı yoktur
yani insan evrimi okudukça kendi kitaplarından
gidişata ters düşecektir

neden şimdiki maymunlar diye başladığında cümleye
aklıma düşen ilk kanıtsın aslında.

ben bir süre daha çocuk kalsaydım
aşkı da sana bağlardım
allahtan körüm ve düğüm bilmem
dernek tanımam
deniz olmadan duramıyorsam
kalabalıktan değil biliyorlar
sohbete balık kala kadehler dolurken
paylaşmak üzere olanın mutluluğudur.

şöyle ki canım benim
bende Aşkın var yürür giderim
bende Betül var coşar susarım
bende Cem var  hayat toplanırım
bende Ebru var suya yayılırım
bende Alp var Tayfun olurum
bende Erman var derman bulurum
bende Hasan var drama yok.
şöyle ki canım benim
canlarım var.

‘Uçurtma Bayramları arifesinde
kalbini yıkayanların aşkı
birkaçsantim uzun olurmuş.

Ağu 25, 2013 - Defter    No Comments

güldüğüm

mutlu olalım diye ortaya
bir tez atarım alışılagelmiş
aşk vardır

sırf yaşama beceriksizliğinden
intihar bahsetmeleri ağzında
ölüm yoktur

bu vardır
şu vardır
o vardır
aşk ve ölüm
bizimle beraber bir sömürüdür
çoğunlukla yoktur.

sen bu tezle çok yaşamazsın.

Ağu 25, 2013 - Defter    No Comments

gücüm

şarkılar huy oldu kulağımda
bir şey anlatmayınca adım
bakmıyorum
çağrılmıyorum bence
ezberden özlem okuyorum (sövüyorum)

dudaklar duy oldu parmağımda
ışık denemenden geçmeyince adım
saklıyorum
anılıyorum bence
ana, avrat bildiğim ne varsa
sövüyorum (okuyorum bence)

ben geleceği geçmişten
ayıracak güç bulmuyorum.
(okuyorum sadece)

Ağu 23, 2013 - Defter    No Comments

gerçekten

sen bazen güzel bakıyorsun da
ben bazen çirkin gözükmüyorum
hiçbir şey bilmiyorum.

birtek şey biliyorum
sen bazen çirkin gidiyorsun da
ben bazen güzel ölüyorum.

Ağu 23, 2013 - Defter    No Comments

canım nar nar

biraz yaz meyvesi olsaydı çiğnediğimiz
tatlı ıslanırdı düşlemek üzere olduğumuz
gerçek yağdı öğlen tepende güneş ile
kızardı sarı tohum, kuru suratlarımız

şelalerde fısıltı kalırdı isteğimiz
gözüme dokunan toprağa batıyordu
biz yüzemiyoruz ve bu noktada sel
yarını doğuma muhtaç ediyor
coşku suyla bağrışıyor

suyum ne de güzel dökülüyor.

aşk sana oldukça
tohum kendinden geçiyor
tutunuyor dalına değmeden
değmeden rüzgara da ölünebiliyor
aşk sana oldukça
zamanla başedebiliyor.

senin bugün aşk dediğin
kasıtlarımdan aşağı başkaldırıyor.

Ağu 19, 2013 - Defter    No Comments

sürü

güzelliğin besbelli aramızda
ben uzaktan yakışıklıyım
şans budur gece
yakınınsız duramam

bir tatil gibi geçiyorum hayatından
Cebrail’in ayrıldığı izne özeniyorum
başlar rüzgar başlar yaprak
işe koyulurcasına umut ediyorum

belki döndüğümde ardımdan
tanımadığım bir kadın bakmıştır
aşktan şüphe etmiyorum.

Sayfalar:12»