sömürüyorum kederden

sömürüyorum
hiç üreten fabrikalarım doymuyor
merhabalar franz bir hoşçakal ferdinand
teneke kutulardan cam şişelere karnımda
asla hazmedemediğim küçük ünlü uyumları
sadece bir boğazı geçemedim gibi görünür
ömrü törpülüyorum, ellerinden öpüyorum

ömürüyorum
piç üreten inhibitörlerim coşuyor
hoşçakallar kral bir merhaba darbeler
umut tıkanmış şişeleer, ilk kalemkutular
hep kaçamak olan büyük ünlü uyumları
bütünüyle boğazın üstünden uçtuğum görülür
istanbulu hamburgerin başkenti yaptığımda
mani-pedi sonrası seni mutsuzca okşuyorum

direnen halini çok özlüyorum sırtımda direnç izin
olacak iş değil kemire kemire doyduğum bitiyor
yeni bir din ilan edilmiş peygamberi vuruyorum
eski iki kişiye muhtaç kalınmış tarihten çağırıyorum
gerçekten beni ilgilendirmez hatta işime gelir bak
inandığın allahı değiştiriyorlar gözlerini para bürüyecek
tüketiyorum şarampolde yuvarlanıp şarapnellerle suyu

görüyorum bu gidişle zenginlerin ömrü tükenecek
çalışmaya devam edebilecek bir tane işçi tanımıyorum
umudu yargılıyorum daha keskin bir bitişten dolayı
seke seke çaydan geçiyoruz da berrak yüzüne bakmaya
marmara bir debisiz nehirdir içine halimizi akıttığımız
artık seni göremiyorum ve nostaljiyi hiç durmadan
sömürüyorum kederden, ömürüyorum boğulurken

doğuyorum bir annemi, ölüyorum her babamı
her cephede hiç özlemiyorum hiçbir dünya savaşını

Yayım tarihi
Defter olarak sınıflandırılmış