Ben Buğra Kavukçuoğlu.
Yazmaya başladığımda elimde kalem bile yoktu; sadece sıkışmış bir ruh, taşıyamadığım duygular ve çıkış yolu arayan birkaç satır vardı.
Zamanla fark ettim ki şiir benim için süslü bir sanat değil — hayatın ağırlığını taşırken nefes almanın bir yolu.
Karanlık dönemlerden geçtim; bazılarını hâlâ içimde taşıyorum.
Ama hepsinden bir ses duydum:
“Yaz, yoksa içine gömülürsün.”
Yazdım. Öfkeyle, aşkla, kayıpla, bağımlılıkla, umutla…
Hiçbiri geçmedi belki, ama yazınca anlam kazandı.
Bu sitede gördüğün her şiir bir dönemin izi:
Yorgunluk, iyileşme, aile, iç ses, gece, sessizlik, şehir, yalnızlık, yeniden doğma…
Bazen bir cümle, bazen sabaha karşı kendime tuttuğum bir ayna.
Benim için şiir gösteriş değil; hayatta kalma refleksi.
İnsan kendine konuşamaz ya… ben o konuşmayı buraya yazdım.
Okuyorsan, hoş geldin.
Belki aynı yerlerden geçmişizdir.