Archive from Şubat, 2013
Şub 11, 2013 - Defter    No Comments

o mağara

ışığıma bir neden mağara
kar yağması önemli değil
ama sarkıtları şart kapısında
her geçişte tedirginlik yapımda
korkmak yaşamaktandır ve çok dahası.

ışığıma bir neden mağara
şelale olması önemli değil
ama su sesleri şart yakınlarında
her dönemeçte susamak yapımda
doymak umuttandır ve çok dahası.

ışığıma bir neden mağara
polis olmaması çok önemli
ama kurt sesleri şart yakınlarında
her uyuduğumda uyanmak yapımda
çağrılmak isyandandır ve çok dahası.

ışığıma bir neden mağara
mağaranın ucu bucağı yoktur
beyazı çok, eti duygudandır
ne bir açlık deler ne bir cop
umut da yok olmaz isyan da.

ışığa bir neden mağara
aşkın olması şart
çünkü ben de gideceğim
güneş hep kalmalı ve çok dahası.

mağaramda.

Buğra Kavukçuoğlu

Şub 11, 2013 - Defter    No Comments

aşkın ardından dosta tavsiyeler

bana söyleme
basite kaçan cümleyi, mantığa ait olanı
yaşadığımı unutamıyorum ben
biliyorum deme bana bilsen de
şüphem yok aynı acılara tanıklığından

bana bahsetme
deme aşkı hiçe sayarak boşver lafını
çaydan sıcak olanı unutamıyorum ben
anlamıyorum deme aşktan anlamasan da
şüphem yok aynı yolu tadacağından

güneşin doğuşuyla batışını düzenle bana.
tek gereksinimim zaman. yalvarırım.
arkadaşım.

Buğra Kavukçuoğlu

Şub 11, 2013 - Defter    No Comments

beyitli öykü

dans edilen o yer nasıl sarhoş
bacaklarımı bedenimi dolaşıyor

orada ben bir o kadar aptalım
herkes anlamsızlıklarımda sürtüyor

gözlerime ısrarla asılıyor bir ışık
bakışlarım aydınlığa tav oluyor

yüzün senden habersiz sesleniyor
dönüyorum sana, dönüyorum sana.

aşkla dünya da tersine dönebiliyor
gülebiliyoruz hatta kalabalıkta.
da.

Buğra Kavukçuoğlu

Şub 10, 2013 - Defter    No Comments

saç aşkını her yere

kutsal gözlerin inancından hep güçlü
oysa işte bir anda ufuk kalbinde
düzgün sokaklarıyla bütün başkentler
çoktan yetim olan bütün resimler
bütün senfoniler, klasik kitaplar
hatta heykeller; bütün rönesans
kutsal gözlerinle bir anda kalbinde.

uçurt bakışlarını güneş ipin ucunda
gereksenen herkese ışığı ulaştır
yalan alışkanlığı olan suratlarımıza
doğuştan küskün çocukların aç midelerine
bütün evlere, sıradan geçen zamana
hatta diktatöre; bütün çağımıza
uçurt bakışlarını bir anda kalbinle.

her defa sevdin gördüğün her iyiliği
öylece önüne bakıp da yürürken
uçsuz maviliğe dalmışken çoğu zaman
başından beri rengarenk diye bazen
bütün evren, aynı sokaklar
hatta törenler, bütün karmaşa
her defa gör sevebilmek için.

ve sadece bir defasında
belki bir yarısı daha
vardır diye gözlerinin
ya da inancına güneş getir diye
bir yarım umudu vardır bekleyenin
yosun tutacak ışıkları loşluktan
o böyle aydınlık gözler görmedi
ne olur bak yüzüne.

bir anda ne güzel koktu odalar.

Buğra Kavukçuoğlu