Archive from Ocak, 2014
Oca 24, 2014 - Defter    No Comments

Ananem ben dedem

feriköyde pazartesileri perşembeleri
hangisinde kese denk tutmuşsa artık
dağılmış görevlerimizle giderdik pazara
şimdi baksan annemin annesinin yüzüne
deneyim deneyim okursun ıspanağın
her ne kadar türlü de pişecek olsa
en iyisini bulabildiğini, pırasa da dahil.

pek yemem hala sebze ve türevlerini
zaten matematiği de ileriye götüremedim
daha keyifli amaçlara hallendim kendimce
bol bol ekşi ya da çok tatlı bir meyve
bütün albenisiydi pazarı dolanma halinin
iki tekerli bez arabayı dışarıda tutarsak
bütün pazar bir pist edasında kurulmuşken
ağırlığı her geçen seviyede artan bir sürüş
işte benim görevim buydu, eğlenebilmek

kaybolmaktan korkacak kadar aciz
kaybolabilecek kadar aptal hiç
olmadım şükür.

ha dedemin görevi
arabayı eve sürdüğüm yerden itibaren sırtlayıp
oturduğumuz kata kadar taşımak değil sadece
en güzel mevsim meyvesini seçmek
ya da meyve seçmek ama hep en güzelini
bir de keseyi gevşetmek, büzmek, boş tutmamak

nasıl yaptığını öğreşecek vaktimiz olmadı
ama dedem öldükten sonra bir daha hiç
güzel bir mandalina yemedim
hiç.

Oca 22, 2014 - Defter    No Comments

dört mevsim güneş aslında bir sabah

kuruluğunu kokuya değişmiş sabahın
soluması biraz ağır yokuşunu çıkabilirsin
en fazla basamakları sıktır o alçak merdivenin
zahmeti yağmurunkinden çok değil başlayabilirsin
en azından damlalar

biraz öğlen olur
biraz öğleden sonrası
bir sinema salonundan aşırı keyif alırsın
aklına bu kadar mı kolay mılar gelir
çünkü aklından çok şeyleri götürür
yalan püsür kalmaz kendine başkasına
bacakların da güçlenmiştir sabahtan
devam edebilirsin
en azından doğrular

durmak bilmez ki öğrenme ertesi
mutlu gün mutlu günü yakalar
hafif tutabildikçe kokunu
ya da ne salgılıyorsan
güneşin herhangi konumuyla
bir alakan kalmaz artık.

biraz akşamüstü olur
biraz akşam
evde salon keyfe değişir eski yükünü
kızarmış patates, şarap kimin aklına gelir
dansa iştahın umutsuzluğunu götürür
bacakların da güçlenmiştir sabahtan
sevgilim gel şu ahşabın üstünde
biraz müzik yapsın ayaklarımız

basalım her notasına
duyacaksın zaten
çok güzel oluyor yaşamak

Oca 20, 2014 - Defter    No Comments

ihtiyaç

aradığım ne varsa
bulabilme umudu, ihtiyaç
can tütmesi

ev olsun derme çatma
adam olsun kocaman güçlü
kadın olsun sımsıkı saran

ev dediğim şükürlük
adamın kanatları var, büsbüyük
kadın limandan almış adını, ömürlük

bulabildiğim hepsinde tek çocuğum
dönerken çocuk tek, cebi kalabalık
akan şımarık bir gözyaşı
can yanması, doğrucu

böyle böyle çok çocuk olursun
evlerin, abilerin, ablaların
candan çeken kardeşlerin
ihtiyaç umutlaşırsa bulursun
aradığın ne varsa
öyle öyle, yemin ile

dudağında bir atardamar belirir.

çünkü başa gelen sevilir
biriken kalplerle beraber
kadın bir sıkı sarılır
adamı güçlü kılar
çatı yeter ev dediğine
o zaman

o zaman
ölüme hazırızdır ve
yaşamaya başlarız

bulduğum ne varsa aramışımdır.

Oca 13, 2014 - Defter    No Comments

canım da yok olacak, canın kalır

yok olacağız canım

canım arkadaşım
toprak bile değil
tamamen
büsbütün
yok olacağız
yaşadığın her şey
beynine emanet kalacak
tahmini güçtür
zamanı geç
ama o da yok olacak
canım öğretmen
canım annem, babam
-ah anneannem bak 
dedem de yok oldu-
canım inandaşlar
(şimdi beyin dalgalar üretiyor, dalgalar da sonsuza yayılıyor,
ama birgün sonsuz da dalgalara sığınıyor. )
canım vakit az
yine de
sıralı yok olmalara şükredelim
sevgilim, sevgililerim
canım kendi canım
yok olacaksın
yok gibi nispeten
o yüzden
işte bu yüzden (sırf bu yüzden)
yeni bir isim ölüme
öncesine doyalım
gerçek olanı cennettir
o duyu organlarını
kullan öğretmen
annem babam
özle dedemi ananem
yaşama insansak mı artık
inansak mı ?

doymanın günahı olmaz

hepinizin aklında aç vardı
affolur.

hepsi varolmaktan
canım bu bir ödül

teşekkürüne bir canım kalır
bir canın.

Oca 11, 2014 - Defter    No Comments

içini dökülmek

bütün o çocuk bedeni geçti
hepsinden atlaya düşe

şimdi
kan bizi kırmızıya ikna edemez
ifade edemez çocuğun bedenini
sana anlattım
sana anlattım
utanmalar böyle böyle bitti
sana anlattım da

kır istediğin yaşı, anlattığımı
bedenimden kaç çocuk geçti
hepsi öle yaşaya bütün o bedenler
gecelerdir
gecelerdir
çocuğun dokunulmazlığından bahsettim
gecelerdir sana.

epey
oldu
kendimi kandıramıyorum
artık kendimi sana
anlatamıyorum.

Oca 8, 2014 - Defter    No Comments

aşıklığımız

iksir ve tılsım
kalmadı bugüne
doymaz avcı yüzünden
mutsuzluğun arasına sıkışmış
umut ise; büyü var diye hala
inanmak bilmeyen hayatımızın
kalbe sığınmasından
ölüm korkusundan
-yalnızlık da ölüme benzer zaten-

doğru genlerin iletimine

zehir ve kabus
dolduruldu güne
acı acına bırakıldık
aşı hayallerin çemberine
ışık ise; sen varsın diye
nefret bilmeyen hayatımızın
kinden korunmasından
yalnızlık korkusundan
-ölüm de yalnızlığa benzer zaten-

evrim demişlerdi

biz cadılar ve deliler
aşkı saklıyoruz bir nesle
çünkü aşıklığımız
avcıdan dünyayı kurtaracak
bizi de.

Oca 2, 2014 - Defter    No Comments

çamur at desinler

ilkel tadındaysan hala varlığın
çok sıkılır ruhun evlere sığmaz
nefret böyle böyle beslenir
yerine koymak nafile her şeyi
parçalarsın çünkü
biri kadınlığı kullanıyordur
bir kadındır o biri de.

hakkına sen acırsın çünkü bu
doğrudur yaratılan vicdanda
hukuk böyle böyle beslenir
adalet yoklukla sağlar her şeyi
anlamazsın çünkü

kadın seni kullanıyordur
bir erkektir tüm derdi de.